AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN ÖĞRETİMİ
VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI
Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN*
(Sivas C.Ü. İlahiyat Fakültesi
Din Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi)
Bu yazıda, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi
uygulamaları hakkında bilgi verilecek ve ardından Türkiye’deki din
öğretimi uygulaması ile karşılaştırılacaktır.
Problem
Çeşitli ülkelerdeki din eğitimi uygulamalarının bilinmesi ve Türkiye ile
karşılaştırılması Karşılaştırmalı Eğitim Bilimi ve Türkiye’deki din
eğitimi tartışmaları açısından önem taşımaktadır.
Türkiye’de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta ve sürekli
güncelliğini korumaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bu tartışmalar daha uzun
süre devam edecektir. Türkiye’nin Avrupa Birliğine aday olması,
tartışmalara ayrı bir boyut daha kazandırmaktadır.
Avrupa Birliğine girme süreci içerisinde olan Türkiye’de
birliğe tam üyelikle birlikte bir çok şeyin değişmesi kaçınılmazdır. Bu
çerçevede Avrupa Birliği üyeliği ile eğitimimizde özellikle de din eğitimi
uygulamalarında nasıl değişiklikler olacaktır? Avrupa Birliği, din eğitimi
konusunda Türkiye’den bazı değişiklikler isteyecek midir? Bu vb. sorular
zaman zaman sorulmakta ve çoğu zaman Avrupa Birliği ülkelerindeki
uygulamalar bilinmeden, herkes kendi kafasında oluşturduğu Avrupa
çerçevesinde değişiklikler beklemektedir. Bu konuda kimi çevreler, Avrupa
ülkeleri okullarında zorunlu din dersi yoktur derken kimileri de, Avrupa
Birliğine girersek dinî özgürlüklerimizin artacağını söylemektedir. Bu
konuda cevaplandırılması gereken iki soru da şudur:
1.
Avrupa Birliği bizim din eğitimimizi ne kadar değiştirecek?
2.
Din eğitimi uygulamalarında Avrupa ülkelerinin hepsinde durum aynı
mıdır?
Bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da tartışmaların çoğu
zaman bilimsellikten uzak olduğu gözlenmektedir. Bu nedenle konunun
bilimsel çerçevede ele alınmasında yarar vardır. Bunun için Avrupa
ülkelerinde din eğitimi uygulamalarını bilmemiz ve bu tecrübelerden
yararlanılarak kendi sistemimizi değerlendirmemiz gerekmektedir.
Bu tebliğde, önce genel olarak din öğretimindeki
yaklaşımlar açıklanacak, Avrupa ülkelerinden Almanya, Avusturya, Belçika,
Fransa, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İtalya ve Yunanistan’da din
eğitimi uygulamaları kısaca özetlenecek ve son olarak Türkiye ile
karşılaştırma yapılacaktır.
Din öğretiminde yaklaşımlar/modeller
Din öğretimi ile ilgili dünyada yaygın olarak
uygulanan iki yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar, mezhebe dayalı ve mezhepler
üstü din öğretimi yaklaşımlarıdır.
“Mezhebe dayalı” olarak Türkçeleştirilen yaklaşımın,
İngilizce, “confessional approach”, Fransızca, “confessionel,le” dir. Bu
yaklaşımın karşıtı mezhepler üstü diye tercüme edilen yaklaşım “non
confessional” ve “non confessionel,le” kelimelerinin tercümesidir.
Confessional ya da confessionel kelimelerinin kökü olan confession kelimesi
sözlükte; itiraf, günah çıkarma, din kabulü, mezhep anlamlarına
gelmektedir.
Mezhebe dayalı din dersi denilirken, sadece bir dinin
içindeki mezhep kastedilmeyip, aynı zamanda ayrı bir din de
kastedilebilmektedir. Bunun sebebi, Batı dillerindeki religion kelimesinin
Türkçe’deki hem din hem de mezhep kelimelerini karşılamasıdır.
Mezhebe/dine dayalı öğretme yaklaşımında, dersin konularını
belli bir din oluşturmakta ve söz konusu dinin sevdirilmesi,
benimsetilmesi amacı taşınmaktadır. Zaten böyle din dersinin ismi de ilgili
dinin adı ile anılmaktadır. Örneğin, Katolik din dersi, Protestan din dersi,
İslâm din dersi denildiği zaman bu derslerin belli bir mezhebe ya da dine
dayalı olarak işlendiğini anlıyoruz. Böyle bir din dersinde başka dinler
öğretilse bile o dinin bakış açısıyla öğretilir. Buradaki temel düşünce,
öğrencinin ya da velisinin belli bir din dersini seçmesi ve öğrenmek
istemesidir.
Mezhebe dayalı din dersinin programları, ya ilgili dinin
tarafından yapılır ya da onaylanır. Örneğin, Belçika ve Avusturya’da din
derslerinin programları ilgili dinin temsilcileri tarafından yapılır. Bu
çerçevede, Katolik din dersinin programı Katolik Kilisesi tarafından,
Protestan din dersinin programı Protestan Kilisesi tarafından yapılır. Aynı
şekilde resmî dinler arasında yer aldığı için Avusturya’da İslâm din
derslerinin programlarını “Avusturya Diyanet Teşkilatı”[1]
yapmaktadır. Belçika’da ise İslâm’ı temsil eden kurum tam oluşup faaliyete
geçmediği için bugüne kadar İslâm din dersinin programı yapılamamıştır.
Almanya’da Katolik ve Protestan din derslerinin programları ilgili dinin
onayı ve devletin pedagojik denetimi ile yapılmaktadır. Aynı şekilde bu tür
din dersi öğretmenleri ile ilgili son kararı ilgili dinin temsilcisi kurum
verir.
Mezhepler üstü ya da mezhebe dayalı olmayan din öğretimi
yaklaşımında ise, dersler herhangi bir dini esas alınmamakta yani, o dini
benimsetmek, sevdirmek amacını taşınmamaktadır. Bu yaklaşımla yapılan din
derslerinin programlarını genelde devlet yapmaktadır. Ancak bu çeşit din
dersleri, çoğunlukla ilgili ülke ya da bölgenin çoğunluğunun mensup olduğu
dine göre, o dinin öğretiminin ağırlıklı öğretildiği bir ders olarak
uygulanmaktadır. Bu tür eğitime Yunanistan ve Danimarka’daki din dersleri
örnek verilebilir. Yunanistan’da din dersleri mezhepler üstüdür ancak
Hristiyan Ortodoks mezhebi ağırlıklı olarak okutulmaktadır.[2]
Din öğretimi ile ilgili mezhebe dayalı ve mezhepler üstü
yaklaşımların dışında özellikle Avrupa ülkelerinde bazı yeni arayışlar da
bulunmaktadır. İngiltere, Almanya, Norveç’te geliştirilmeye çalışılan yeni
yaklaşımlara “mezhepler üstü model”, “mezheplere bağlı olmayan model”,
“birleştirici model”, çoğulcu model”, “fenomenolojik yaklaşım” vb.
denilmektedir.[3]
Ancak bu yaklaşımlar, resmî bir statüye kavuşmamış fakat üzerinde
çalışmaların sürdürüldüğü yaklaşımlardır.
Avrupa birliği ve din eğitimi uygulamaları
Avrupa Birliği, temel yasalarında din ve
Kiliseler yer almamıştır. Kilise ve devlet arasındaki ilişkiler ve din
eğitim ve öğretimi ile ilgili uygulamalar, üye ülkelerin kendi yasa ve
mevzuatlarına göre yapılmaktadır.[4]
Burada, Avrupa Birliği ülkelerinden din öğretimi açısından özellik arz eden
uygulamalar verilecektir.
Almanya:
Almanya’da okullardaki din eğitimi ile ilgili uygulamaların
temeli 1949 tarihli Anayasanın 7. maddesine dayanmaktadır. Bu hüküm genel
çerçeveyi belirlemektedir. Uygulamaların ayrıntıları eyaletlere göre
farklılıklar gösterebilmektedir.[5]
Ancak Berlin eyaletinde din dersi devletin değil dinî cemaatlerin kendi
sorumlukları altında verilmektedir. Bremen eyaletinde ise bir nevi İncil
tarihi bağlamında genel bir Hristiyanlık din dersi verilmektedir.[6]
Anayasa’ya göre, din dersi, kamu okullarında okutulan
düzenli derslerden bir derstir ve sınıf geçmeye etkisi vardır. Devlet
ilgili personel vb. giderleri karşılamak durumundadır. Öğrenci velileri ve
öğrenciler din dersine katılıp katılmama konusunda serbesttir. Hiçbir
öğretmen, kendi isteği dışında din dersi vermeye zorlanamaz.[7]
Devletin denetim hakkı çiğnenmeksizin din dersi, cemaatlerin
ilkeleriyle uyum içinde verilir. İşin püf noktası bu hükümdedir. Cemaatler,
devlet ile uyum içinde bu dersin hedefleri ve içerikleri hakkında karar
verirler. Devletin yetkisi ve cemaatlerin ortak sorumluluğunun birleşiminden
çıkan sonuca göre, din dersi verecek öğretmenler devletin belirlediği
öğretmenlik formasyonunu almalarının yanında, ilgili Kilisenin de onayını
almak zorundadır. Bunun anlamı, din dersi öğretmenin dersi verirken ilgili
cemaat ile uyum içinde olması gereğidir.[8]
Son yıllara kadar din dersi deyince Katolik ve Protestan din dersleri
anlaşılıyordu. Son yıllarda ise bu din veya mezheplerin yanında İslâm din
dersinin okullarda nasıl yer alacağı tartışmaları başlamıştır.
Din dersleri mezhebe dayalı olarak yapılmaktadır. Din
dersine katılmayan öğrenciler için eyaletlerin çoğunda başka bir ders
konulmuştur. Bu dersin adı konusunda bir birlik yoktur. Bir çok eyaletlerde
bu dersin adı “Ahlâk / Etik dersi” olarak geçmektedir. Bazı eyaletlerde ise
bu derse, “Değerler ve Normlar”, “Felsefe”, “Ahlâk-Din Bilgisi” adı
verilmektedir. Eyaletlerin çoğuna göre ahlâk dersi, din dersini seçmeyen
öğrencilerin okuması zorunlu dersler arasında yer alırken bazılarında tüm
öğrenciler için zorunlu bir derstir.[9]
Almanya’da ana okullarının büyük bir bölümü Kiliselere
aittir. Devlete bağlı ana okullarında da dinî motifler sürekli
kullanılmaktadır. Üniversite seviyesinde din öğretimi devlet üniversiteleri
içinde bulunan Katolik ve Protestan bölümleri olmak ilâhiyat fakültelerinde
yapılmaktadır. Bunun yanında Kiliselere bağlı yüksek okullar ve
akademi adı verilen halka yönelik okullar da bulunmaktadır.[10]
Avusturya:
Avusturya’da 1959 tarihli Anayasanın 2. maddesindeki, “Devlet,
eğitim ve ders konularında üzerine aldığı görevi ailenin kendi dinî
inançlarını ve dünyaya bakış açılarını dikkate alarak ve haklarına riayet
ederek yerine getirmelidir” hükmüne göre din eğitimi verilmektedir.
İlk ve orta dereceli okullarda öğrenci, din dersi ya
da ahlâk derslerinden birisini okumak zorundadır. Haftada iki saat olarak
uygulanan ve dinî cemaatlerin tayin ettiği görevlilerce verilen din
derslerinin ücretlerini devlet öder. Dinî cemaatler din derslerinin haftalık
ders sayısını artırabilirler. Ancak bu durumda, devlet ek ders ücreti
ödemez.
Okullardaki din dersleri ile ilgili işleri, dinî cemaatler
düzenlerler. Anayasaya göre tanınmış dinî cemaatler şunlardır: Katolik,
Protestan, Eski Katolik, Ermeni Apostel, Yunan-Ortodoks, Suriye-Ortodoks,
Metodistler, Mormonlar, Yeni Apostel Kiliseleri; Müslümanlar; İsrail Din
Camiası; Budist Din Camiası.[11]
Belçika:
Belçika’da çoğunluğu oluşturan Katolikler, kiliseleri,
sendikaları, sigorta şirketleri, hastaneleri, yazılı ve sözlü basın
kuruluşları, eğitim kurumları, sosyal ve yardım kurumları, kültürel ve
ticari çalışmalarıyla ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatında etkin
bir rol oynamaktadır. Özellikle eğitim kurumlarının yarısından fazlasını
elinde bulunduran Katolik Kilisesi kendi okullarında daima dinî havayı
yaşatmaya çalışmaktadır. Dinî hava sadece Kiliseye bağlı okullarda değil
hayatın her alanında etkisini göstermektedir. Bir krallık olan Belçika’da
“millî bayram” vb. bazı devlet törenleri Katolik anlayışına uygun olarak
kutlanmaktadır.
[12]
Anayasa, “Öğretim serbesttir. Her türlü kısıtlayıcı önlem
yasaktır. Suçlar ancak kanunlarla cezalandırılır. Devlet tarafından finanse
edilen eğitim, kanunla düzenlenir. “ der. Belçika’da öğretim kurumları
açmada hiç bir kısıtlama yoktur. Herkes bu amaçla faaliyet gösterebilir,
okullar, kurslar açabilir. Ancak, devletin resmen tanıdığı diploma ve
unvanları vermek ve devlet destekleme yardımlarından yararlanmak isteyen
okullar, yapılarını kanunlarda belirtilmiş şartlara uydurmak
zorundadır.
Okullar genel olarak resmî ve özel okullar olarak ikiye ayrılır. Resmî
okullar, direk Eğitim Bakanlığına, belediyelere ve il idaresine bağlı
okullardır. Özel okullar ise, şahıs ve kurumlara aittir. Kurallarına uyan
tüm resmi ve özel okullar öğrenci başına belirlenmiş devlet yardımını alır.
Yani masrafları devlet tarafından karşılanır. Özel öğretim kurumları,
uygulanacak eğitim programlarını, öğretim yöntemlerini, ders kitaplarını,
çalıştırdığı personelini belirlemekte tamamen serbesttir. Özel öğretim
kurumları teftiş sistemlerini kendileri kurarlar. İlk ve orta dereceli
okul öğrencilerinin yarıdan fazlası, özel Katolik okullarında öğrenim
görmektedir.
Belçikadaki okul sistemi sayesinde herkes istediği
inanç ve düşüncedeki bir öğretim kurumunda öğrenim yapma imkanına sahip
olmaktadır. Anayasa’nın 17 maddesi şöyle demektedir: “ Topluluklar (Devlet)
velilerin özgür seçimlerini garanti eder. Topluluklar tarafsız (nötr) bir
öğretim düzenler. Tarafsızlık, öğrencilerin ve velilerin felsefî, ideolojik
ya da dinî anlayışlarına saygılı olmak demektir. Resmî güçler tarafından
düzenlenen okullar, zorunlu öğretimin sonuna kadar, tanımış dinlerden
birisine ait din ya da dinî olmayan ahlâk öğretimi arasında seçme imkanını
sunmak zorundadır.”
Resmî okullarda, ilk ve orta öğretim boyunca öğrenci haftada
en az 2 saat olmak üzere Din ya da Ahlâk (Moral) derslerinden birisini
seçerek okumak zorundadır. Seçmeli din dersleri, Katolik, Protestan,
Ortodoks, Yahudi, İslâm dersleridir. Din derslerin programlarını ilgili
dinin temsilcileri (Katolik Kilisesi vb.), ahlâk dersinin programını ise
Eğitim Bakanlığı yapar. Ahlâk dersinin ana felsefesi, “laiklik, demokrasi,
insancılık (hümanizm), çoğulculuk ve varoluşçululuk” üzerine kurulmuştur.
Resmî okullarda yukarıdaki din derslerinden herhangi birisini okumak isteyen
bir öğrenci bile olsa ders açılmak zorundadır. Ancak Müslüman velilerin
duyarsızlığı sonucu bir çok Müslüman çocuğu Katolik din dersi ya da ahlâk
dersi okumaktadırlar. Katolik okullarında okuyan öğrenciler, bu okulu tercih
ederek geldikleri için Katolik din dersini de direk olarak seçmiş
olmaktadırlar.
Ana okulu, ilk ve ortaöğretimde ayrıca “Animasyon” dersleri
vardır. Bu dersler, Katolik okullarında “Ruhanî Animasyon” adı ile aynen din
dersi gibi ya da din dersine tamamlayıcı şeklinde yapılmaktadır.
Okul öncesi, ilk ve ortaöğretimde özelikle Katolik okullarda
öğrenciler arasıra kiliseye götürülerek dinî ayinler yaptırılmaktadır.
Katolik ana ve ilkokullarında dersler çoğunlukla dua ile başlamaktadır. Yine
bu okullarda ve her sınıfta haç vb. dinî resim ve levhalar
bulunmaktadır.
1993 yılı istatistiklere göre öğrencilerin Fransız
Topluluğunda yaklaşık % 73‘ü Katolik, % 1’i Protestan, % 0.2’si Yahudi, %
5’i Islam din derslerini ve % 20’si Ahlâk dersini seçmektedir. Flaman
Topluluğunda, Katolik din dersini seçenlerin oranı daha fazladır.
Ülkedeki yükseköğretim sistemi de, ilk ve orta dereceli
okullara benzer şekilde teşkilatlanmıştır. Yükseköğretim kurumlarının
yaklaşık yarısı özel Katolik Kilisesine bağlıdır. Katolik yüksekokul ve
üniversitelerinde, seçmeli Katolik din dersleri vardır. Katolik ve Protestan
Kiliselerine ait din adamı ve din dersi öğretmeni yetiştiren 2 ve 3 yıllık
İlâhiyat yüksek okulları ile 4 yıllık İlâhiyat fakültelerinde ise mesleki
din eğitimi verilmektedir.
Danimarka:
1953
tarihli Danimarka Anayasa’sına göre, Evangelik Lüteryen dini, resmî din
olup, devlet tarafından desteklenmektedir.[13]
Ülkede, din dersi ilköğretim okullarının 1-9. sınıflarında
“Hristiyanlık”, 10 sınıfta ve liselerde “Din Bilgisi” adı altında
okutulmaktadır.[14]
Dersin programı Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Din
dersleri, mezhepler üstü olarak verilir.[15]
Fransa:
Fransa, resmen laik bir ülke olduğunu söyleyen bir ülkedir
ve halkının çoğunluğu Katoliklerden oluşmaktadır. Laiklik ülkede ilk
defa eğitimde uygulanmıştır. Bunun sonucu, J. Ferry kanunlarıyla 1881
yılında 6-14 yaş arası ilköğretim zorunlu hâle gelmiş ve ilköğretimde
din dersleri okul programlarından çıkarılmış, yerine “Ahlâk ve Yurttaşlık
Bilgisi“ dersi konulmuştur.[16]
Ancak ülkede, din eğitim ve öğretimini yasaklayan bir hüküm olmadığı gibi,
1886’da özel okul açma izni verilmiştir.[17]
Kilise okulları devlet yardımı almaktadırlar.
1904’te devlet okullarında orta öğretim programlarından din
dersleri kaldırılmıştır. Ancak özel okullarda yapılan din eğitimi devam
etmiştir.[18]
1997 yılı itibariyle özel Katolik okullarındaki öğrenci sayısı, ilköğretimde
Fransa’daki tüm ilköğretim öğrencilerinin % 15’ini ve ortaöğretimde % 19’unu
oluşturmaktadır.[19]
Kiliseler okul dışında her yaştan isteyen vatandaşlara dinî
kurslar düzenlemektedir. İlkokul öğrencilerinin yaklaşık % 40-45’i Katolik
din eğitimi almaktadır.[20]
Hollanda:
Hollanda’daki dinî durum Almanya’da olduğu gibi, Katoliklik
ve Protestanlığın ağırlıklı olduğu bir ülkedir. Din devlet ilişkileri
açısından Kilise ile devlet ayrılmış olsalar bile devlet, din hizmetlerine
yardım etmektedir. Bu çerçevede (dernekler, yardım kuruluşları, dergi,
gazete, radyo ve televizyon vb. yayın kuruluşları, okullar vb.) dinî
kuruluşlar devlet yardımı aldıkları gibi devlet, kilise yapımlarında % 20
civarında katkıda bulunmaktadır.[21]
Anayasaya göre, eğitim özgürlüğü çerçevesinde bir çok dinî
kurumlar tarafından özel okul açılmıştır. Bu çerçevede Müslümanların da
okulları vardır. Özel okullarda din dersleri zorunlu olup, haftada iki
saattir. Devlet okullarında ise din dersleri seçmelidir. Din dersleri
mezhebe dayalı olarak yürütülmektedir.[22]
İngiltere:
İngiltere’de Anglikan Kilisesi resmî bir özelliğe sahiptir.
Bir çok devlet töreni dinî törenle yapılmaktadır. Devlet başkanı yani Kral
aynı zamanda Anglikan Kilisesinin başkanı olup, Başbakanın teklifi ile din
görevlilerini atarlar.[23]
Din dersleri devlet ilk ve orta dereceli okullarda düzenli
dersler arasında yer alır. Okullarda güne toplu dua ile başlamak yasa
emridir.[24]
Ancak, öğrenci velileri, isterlerse çocuklarını, hem din dersine hem de
toplu duaya katılmaktan alıkoyabilirler. Din dersinin programlarını
hazırlama yerel yönetimlerinin sorumluluğundadır.[25]
Din dersleri mezhepler üstü olarak yapılmaktadır.
İtalya:
İtalya, din devlet ilişkileri açısından Katolikliğin tarihî ve sosyolojik
olarak etkin olduğu bir ülkedir. Anayasanın 7. maddesine göre, “Devlet ve
Katolik Kilisesi”nin her biri kendi alanında bağımsız ve egemen olduğu
için Katolik Kilisesi “millî bir nitelik kazanmıştır.
Ülkede, üniversiteler hariç devlet okulları ve özel
okullarda din dersleri haftada 1-2 saat olarak okutulmaktadır.
Dersleri kontrol etmek ve öğretmenleri tayin etmek Katolik Kilisesinin
elindedir.[26]
1984 yılındaki yasal düzenlemeler sonucunda din dersleri isteğe bağlı duruma
gelmiştir.[27]
1997 yılı itibariyle öğrencilerin yaklaşık % 90’ı din eğitiminden
yararlanmaktadır.[28]
Yunanistan:
Yunanistan Hristiyan Ortodoks mezhebinin devlet üzerinde oldukça etkili
olduğu bir ülkedir.
Ülkede, Ortodoks mezhebi ağırlıklı din eğitimi
anaokullarından başlamaktadır. Okulöncesi eğitimin plânlamasını, Milli
Eğitim, Din İşleri, Sağlık ve Sosyal Güvenlik ile Maliye Bakanlıkları
ortaklaşa yapmaktadırlar.[29]
Aynı şekilde meslekî teknik eğitiminin plânlaması Eğitim ve Din İşleri
Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.[30]
Din bilgisi dersleri, ilk ve orta dereceli okullarda zorunlu
dersler arasındadır. İlkokul 1-2. sınıflarda haftada 1 saat ve lise sona
kadar haftada 2 saat olan din dersleri Ortodoks mezhebi ağırlıklı olup
mezhepler üstüdür.[31]
Aynı şekilde Müslüman azınlık okullarında da İslâm din dersleri
okutulmaktadır.
Ülkede, ortaokul ve lise seviyesinde, din eğitimi veren
okullar bulunmaktadır. Ortaokul seviyesinde sadece erkek öğrencilerin devam
ettikleri meslek okullarında rahiplik için gerekli davranış ve
alışkanlıklarının kazandırılması için ders dışı etkinlikler
düzenlenmektedir. Aynı şekilde, devlete bağlı ve özel dinî liselerde rahip
yetiştirilir.[32]
Türkiye’de din öğretimi
Türkiye, yasalarında herhangi bir dini resmen tanımayan ancak halkın dinî
ihtiyaçlarını karşılamak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kuran bir
ülkedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, yaygın din eğitimi çerçevesinde,
camilerde ve Kur’an kurslarında din eğitimi vermektedir. Müftü , vaiz,
imam-hatip, müezzin vb. din görevlilerinin maaşları devlet bütçesinden
karşılanmakta hatta cami vb. ibadet yerlerinin masraflarına devlet katkıda
bulunmaktadır.
Örgün eğitimde ilk ve orta dereceli okullarda, Din Kültürü
ve Ahlâk Bilgisi dersleri zorunlu dersler arasında yer almaktadır. Bu
dersler, ilköğretimin 4. sınıflarından itibaren hafta 2 saat zorunlu olarak,
ders geçmeye etki etmek üzere normal programlar içinde okutulmaktadır. Din
derslerinin programları diğer tüm dersler gibi Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından yapılmaktadır. Ders kitapları ise ya doğrudan Bakanlık tarafından
üretilmekte ya da özel yayınevlerince üretilenler kontrol edilerek
onaylanmaktadır.
İmam-Hatip Liseleri, imam-hatip, müezzin kayyım ve Kur’an kursu öğreticiliği
gibi din görevlisi ihtiyacını karşılayacak elemanlar yetiştiren ve yüksek
öğretime hazırlayan meslek liseleridir.
Anayasanın 24. maddesi şöyledir: “Din ve ahlâk eğitim ve
öğretimi Devletin denetim ve gözetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk
öğretimi ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında
yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi
isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.”
Bu maddeye göre, ilk ve orta dereceli okullarda zorunlu
dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinde din
eğitimi değil din öğretimi yapılacaktır. Burada öğretimden; bilgilendirme,
eğitimden; inanç ve tutum değişmesi anlaşıldığı söylenebilir. Zaten din
dersinin adı da bilinçli olarak Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersi olarak
belirlenmiştir. Yani bu ders İslâm din dersi değildir. O hâlde Türkiye’de
ilk ve orta dereceli okullarda verilen din dersleri, mezhebe / dine dayalı
bir din dersi değil mezhepler üstü bir din dersidir. Hatta, din görevlisi
yetiştiren İmam-Hatip Liselerinde yapılan öğretimde bu çerçevede
değerlendirilebilir.
Mevcut Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders programlarına
baktığımızda, İslâm dini ağırlıkta olmak üzere tüm dinler ve ahlâkî
konuların yer aldığını görüyoruz. Böyle olmasına rağmen söz konusu derslere,
Hristiyan ve Musevi öğrenciler isterlerse katılmayabilirler.
Avrupa birliği ülkeleri ile Türkiye’deki din öğretiminin karşılaştırılması
Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde din dersi
uygulamalarını karşılaştırmak istediğimizde karşımıza, bu ülkelerin genel
eğitim sistemleri içinde din dersine verdikleri işlevin belirlenmesi konusu
çıkar.
Din eğitimi uygulamaları açısından her ülkenin kendi
tarihsel, siyasal ve toplumsal yapısına göre farklılıkları bulunmaktadır.
Buna göre, ülkeler kendi yapılarına göre din dersine yer vermişlerdir.
Avrupa Birliği yasalarında, din özgürlüğü dışında din eğitimi konusunda
herhangi bir bağlayıcı hüküm bulunmamaktadır. Üye ülkeler kendi durumlarına
uygun düzenlemeler yapabilmektedir.
Avrupa Birliği ülkelerindeki din eğitimi ile ilgili uygulamalardaki ortak
noktaları şöyle özetleyebiliriz:
1.Tüm
ülkelerde özel okul açma imkânı vardır ve bu özel okulların çoğunluğu dinî
kuruluşlara yani Kiliselere bağlı okullardır.
2.
Özel okul statüsünde olan Kilise okullarının hemen tamamına yakını devlet
yardımı alır.
3.
Kilise okullarında din dersi zorunlu olmasının yanında tüm öğretim dinî bir
atmosfer içinde yapılır.
4.
Devlet okullarında, din öğretimindeki yaklaşımlara göre Avrupa Birliği
ülkelerinde şu üç model uygulanmaktadır.
a.
Mezhebe/dine dayalı din öğretimi yaklaşımını uygulayan ülkeler: Almanya,
Avusturya, Belçika, Finlandiya, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya,
Lüksemburg, Norveç.
b.
Mezhepler üstü din öğretimi yaklaşımını uygulayan ülkeler: Danimarka,
İngiltere, İsveç, Yunanistan.
c.
Devlet okullarında din dersine yer vermeyen tek ülke Fransa’dır. Ancak
Fransa’nın Alsace-Moselle bölgesinde devlet okullarında din dersleri vardır.
4.
Mezhebe dayalı din öğretimi uygulayan ülkelerde din derslerinin adı ilgili
dinin adı ile anılmaktadır. Katolik din dersi, Protestan din dersi gibi.
5.
Mezhebe dayalı din derslerinin programlarını belirlemede ve öğretmen
atamalarında mutlaka ilgili dinin temsilcisi kurumdan onay alınır.
6.
Mezhepler üstü din derslerinin programlarını devlet kendisi yapar.
7.
Din derslerini okutan öğretmenlerin maaşlarını devlet öder.
8.
Mezhepler üstü yaklaşımla din dersi verilen ülkelerde, din dersleri ülkenin
ya da bölgenin özelliğine göre, çoğunluğun mensup olduğu din ya da mezhep
ağırlıklı olarak okutulur.
9.
Tüm ülkelerde, devlet okullarında verilen din eğitiminin dışında, yaygın
eğitim çerçevesinde her seviyede dinî kurs, seminer vb. düzenleyerek veya
okul açarak din eğitimi yapmak serbesttir. Bunların bir kısmına devlet
yardımı da yapılır.
10.
Kilise vb. dinî kurumlar, her türlü sosyal ve kültürel faaliyet
düzenleyebilirler.
Türkiye’deki durum da özetle şöyledir: Türkiye’de devlet dini ve dinî
kurumları kendi denetimi altında tutmak istemektedir. Bunun sonucu olarak da
vatandaşların dinî ihtiyaçlarını kendi bütçesinden karşılamaktadır. Bu
çerçevede, Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile İslâm dinine mensup
vatandaşların dinî ibadetlerini ve eğitimlerine yardımcı olmak üzere din
görevlilerinin maaşlarını ödemekte ve cami vb. kurumların yapımına ve
masraflarına katkıda bulunmaktadır.
Türkiye’de din dersleri ve İmam Hatip Liseleri, vatandaşların dinî
ihtiyaçlarını devletin karşılaması çerçevesinde düzenlenmiştir. Buna göre,
din görevlisi yetiştirmek üzere, İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat Fakülteleri
açılmıştır. Aynı şekilde İlk ve orta dereceli okullarda Din Kültürü ve Ahlâk
Bilgisi dersleri zorunlu dersler arasındadır.
Din
eğitiminin devlet okullarında yer alması tartışmaları iki yönden ele
alınabilir. Din eğitimi, devlet tarafından vatandaşlara tanınan “dinî
özgürlükler” içinde mi yoksa vatandaşın “dinî haklar”ı içinde mi yer
alacaktır? Demokratik topluluklarda, “din eğitimi hakkı” tartışılamaz.
Sorun, bu eğitimi kimin vereceğinde düğümlenmektedir. Avrupa Birliği üyesi
ülkelerle Türkiye’deki din eğitimi konusundaki temel ayrılık, bu noktadadır.
Genel olarak Avrupa Birliğine üye ülkelerinde din eğitimi alanı, “dinî
özgürlükler” içinde algılanmaktadır. Bunun sonucu olarak, devlet vatandaşın
dinine karışmayı özgürlüğüne müdahale olarak algıladığı için, din eğitimini
özel kesime yani ilgili dinin temsilcisi cemaatlere ve kurumlara bırakmakta
ancak masraflarını karşılamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, din eğitimini bir “hak” olarak düzenlemek istemektedir.
Anayasal tercih, din eğitiminin bir “özgürlükler” konusu değil, devlet
tarafından yerine getirilmesi gereken bir “sosyal hak” olarak düzenlenmesi
yönündedir. 1982 Anayasası, “Tevhid-i Tedrisat” yasası uyarınca, eğitimi bu
arada din eğitimini de devlet tekeline almaktadır. Din eğitimini, bir “hak”
olarak düzenleyen, tercihini bu yönde yapan bir düzende, devlet, halkın din
eğitimi talebini ihtiyacını karşılaması gerekir.
[33] İşte bu anlayışın sonucu
olarak Diyanet İşleri Başkanlığı vardır ve devlet okullarında din
öğretimi yapılmaktadır.
Anayasasının 24. maddesinde de belirtildiği gibi her türlü din eğitim ve
öğretimi, devletin denetim ve gözetim altındadır. Bunun sonucu olarak da
devlet, vatandaşların her türlü dinî ihtiyacını da kendi karşılamak
durumundadır.
Türkiye’deki din eğitimi ile uygulamalar, sınırlı da olsa din eğitiminin
devlet tarafından yapılması ve devlet içinde bir din kurumunun yer alması
kendi tarihsel tecrübesine uygundur ancak Avrupa ülkelerindeki uygulamalara
benzememektedir.
Türkiye din görevlilerine maaş vermesi ve cami vb. dinî kurumlara direk
yardım yapması bakımından da Avrupa Birliği ülkelerine benzememektedir.
Ancak devlet teşkilatı içinde Diyanet İşleri Başkanlığı olması bakımından
kısmen Yunanistan’a benzemektedir. Yunanistan’da da Din İşleri Bakanlığı
bulunmaktadır.
Özet ve öneriler
Avrupa Birliğine üye ülkelerinde din eğitimi alanı “dinî
özgürlükler” içinde algılanmaktadır. Bunun sonucu olarak, devlet vatandaşın
dinine karışmayı özgürlüğüne müdahale olarak algıladığı için, din eğitimini
özel kesime yani ilgili dinin temsilcisi cemaatlere ve kurumlara
bırakmaktadır.
Din öğretiminde mezhebe/dine dayalı ve mezhepler üstü olmak
üzere iki yaklaşım vardır. Mezhebe dayalı din öğretimi yaklaşımını uygulayan
ülkeler: Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Hollanda,
İrlanda, İspanya, İtalya, Lüksemburg, Norveç. Mezhepler üstü din öğretimi
yaklaşımını uygulayan ülkeler: Danimarka, İngiltere, İsveç, Yunanistan.
Devlet okullarında din dersine yer vermeyen tek ülke Fransa’dır. Ancak
Fransa’nın Alsace-Moselle bölgesindeki okullarda din dersleri vardır.
Mezhebe dayalı din öğretimi uygulayan ülkelerde din
derslerinin adı ilgili dinin adı ile anılmaktadır. Katolik din dersi,
Protestan din dersi gibi. Mezhebe dayalı din derslerinin programlarını
belirlemede ve öğretmen atamalarında mutlaka ilgili dinin temsilcisi
kurumdan onay alınır. Mezhepler üstü din derslerinin programlarını devlet
kendisi yapar.
Türkiye, din eğitimini bir “hak” olarak görmektedir.
Anayasal tercih, din eğitiminin bir “özgürlükler” konusu değil,
devlet tarafından yerine getirilmesi gereken bir “sosyal hak” olarak
düzenlenmesi yönündedir. Anayasa uyarınca devlet, eğitimi bu arada din
eğitimini de tekeline almaktadır. Din eğitimini, bir “hak” olarak
düzenleyen, tercihini bu yönde yapan bir düzende, devlet, halkın din eğitimi
taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır.
İşte bu anlayışın sonucu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı
vardır ve devlet okullarında din öğretimi yapılmaktadır.
Türkiye din eğitimi konusunda, kendi tarihsel, toplumsal ve siyasal yapısı
içinde bir model geliştirmiştir. Bu modelde bazı uygulamalarda değişiklikler
olsa bile ana hatları ile aynı anlayış devam etmektedir.
Devletiyle bütünleşmiş bir halk, Türkiye’nin 21. yüzyılın güçlü bir ülkesi
olmasının garantisi olacaktır. Devlet halk bütünleşmesini sağlayacak
alanlardan birisi de devletin, vatandaşların din eğitimi ihtiyaçlarını
ve taliplerini sağlıklı bir şekilde karşılamasıdır. Bu çerçevede, meslekî
din öğretimi veren İmam-Hatip Liseleri ile ilk ve orta dereceli okullarda
okutulan Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersleri halkın talep ve ihtiyaçlarına
göre ele alınmalıdır. Aynı şekilde, velilerin çocuklarına İslâm
esaslarını ve Kur’an öğretilmesi yönündeki ihtiyaçları bilimsel
yöntemlerle belirlenmeli ve karşılanmalıdır.
____________________
KAYNAKLAR
Arabacı, Fazlı, “Avrupa (Almanya,
İngiltere, Hollanda, Fransa, Belçika)’ da Din Öğretimi”, Cumhuriyetin 75.
Yılında Türkiye’de Din Eğitimi ve Öğretimi, Türk Yurdu yayınları,
Ankara, 1999, s.73-94.
Aydın, Mehmet Zeki,
Belçika'da İlk ve Orta Dereceli Okullarda Din ve Ahlâk Öğretimi",
C.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, sayı:3, Sivas, 1999, s.101-147.
Bilgin, Beyza, Eğitim
Bilimi ve Din Eğitimi, A.Ü. İ.F. Yay., Ankara, 1988.
Bolay, S. Hayri ve Türköne,
Mümtaz’er, Din Eğitimi Raporu, Ankara, 1995.
d’Hellencourt, Bernard, “Les
Vicissitudes d’une Sécularitation
Chrétienne
au Royaume Uni (Birleşik Krallıkta Hristiyan Dünyevileşmesinin
Değişkenleri)”, Dir:Jean Bauberot , Religions et Laicité Dans l’Europe
des Douze ( Avrupa Topluluğu Ülkelerinde Dinler ve Lâiklik), Syros,
Paris, 1994.
Karaca, Recep, Batı Trakya’da Türk
ve Yunan Okullarında Din Dersleri Müfredat Programları, Müslüman Türk
Okullarında Eğitim Sorunları ve Çözüm Önerileri, U.Ü. İlâhiyat Fakültesi
Basılmamış Lisans Tezi, Bursa, 1999.
Kavas, Ahmet, “Örgün Din öğretiminde
Fransa Örneği (Katolik Okullar)”, Uluslararası Din Eğitimi Sempozyumu,
s.198-221.
M.E.B. Dış İlişkiler Genel
Müdürlüğü, Avrupa Birliği Üye Ülkelerinin Eğitim Sistemleri, Ankara,
1996.
Morante, Giuseppe, “İtalya’da Din
Eğitimi Uygulamaları”, (Çev:Elif Bacanakgil), Uluslararası Din Eğitimi
Sempozyumu, s.134-142.
Noormann, Harry, “Almanya’da
Hıristiyan Din Dersinin Hukuksal Çerçeve Koşulları ve İslâm Din Dersi İçin
Olası Modeller”, Türkiye ve Almanya’da İslâm Din Dersi Tartışmaları,
C.Ü. İlahiyat Fakültesi ve Konrad Adenauer Vakfı Yayını, Ankara,
2000,s.24-30.
Rudge, John, “İngiliz Din Eğitiminde
Kişilik Gelişimi ve Dinî Topluluklar”, Uluslararası Din Eğitimi
Sempozyumu, s.89-101.
Shepherd, John, “İngiliz Eğitiminin
Kişilik Gelişimine Katkısı”, Uluslararası Din Eğitimi Sempozyumu,
s.77-88.
Sraga, Gudrun, “Almanya’da İslâm din
dersleri konusundaki tartışmalar”, Türkiye ve Almanya’da İslâm Din Dersi
Tartışmaları, C.Ü. İlahiyat Fakültesi ve Konrad Adenauer Vakfı Yayını,
Ankara, 2000, s.41-50.
Tavukcuoğlu, Mustafa, “Avusturya
İslâm Diyanet Teşkilatı Din Dersi Öğretmenleri ve Din Görevlileri”,
Diyanet İlmî Dergi, c.30, s.1, Ankara, 1994,s.65-86.
Treanor, Noel, “Kiliseler İle AB
Arası İlişkiler”, Uluslar Arası Avrupa Birliği Şurası Tebliğ ve
Müzakereler (3-7 Mayıs 2000), Diyanet İşleri Başkanlığı yayını, Ankara,
2000, s.98-109.
Xavier, Jacop, “ L’Enseignement
Religieux Dans La France Contemporaine
(Günümüz Fransa‘sında Din Eğitimi)”, (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya,
Japonya, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’ de) Uluslararası Din
Eğitimi Sempozyumu, (20-21 Kasım 1997, Sempozyum Bildirileri), Ankara,
1997, s.119, 129.
DIPNOTLAR
[1] Avusturya’daki İslâm din
dersleri ile ilgili bak: Mustafa Tavukcuoğlu, “Avusturya İslâm Diyanet
Teşkilatı Din Dersi Öğretmenleri ve Din Görevlileri”, Diyanet İlmî
Dergi, c.30, s.1, Ankara, 1994,s.65-86.
[2] S. Hayri Bolay ve
Mümtaz’er Türköne, Din Eğitimi Raporu, Ankara, 1995, s.51.
[3] Bu yaklaşımlarla ilgili
ayrıntılı bilgi için bak: Beyza Bilgin, Eğitim Bilimi ve Din Eğitimi,
A.Ü. İ.F. Yay., Ankara, 1988, s.74-79; Harry Noormann, “Almanya’da
Hıristiyan Din Dersinin Hukuksal Çerçeve Koşulları ve İslâm Din Dersi İçin
Olası Modeller”, Türkiye ve Almanya’da İslâm Din Dersi Tartışmaları,
C.Ü. İlahiyat Fakültesi ve Konrad Adenauer Vakfı Yayını, Ankara,
2000,s.24-30.
[4] Noel Treanor, “Kiliseler
İle AB Arası İlişkiler”, Uluslar arası Avrupa Birliği Şurası Tebliğ ve
Müzakereler (3-7 Mayıs 2000), Diyanet İşleri Başkanlığı yayını,
Ankara, 2000, s.98.
[5] Berlin ve Bremen
eyaletleri için Anayasa’nın bu maddesi geçerli değildir. Çünkü 1949’da bu
eyaletlerde başka bir eyalet hukuku geçerliydi. Gudrun Sraga, “Almanya’da
İslâm din dersleri konusundaki tartışmalar”, Türkiye ve Almanya’da
İslâm Din Dersi Tartışmaları, C.Ü. İlahiyat Fakültesi ve Konrad
Adenauer Vakfı Yayını, Ankara, 2000, s.42.
[6] Noormann, agm., s.17.
[7] Noormann, agm., s.14-16.
[8] Noormann, agm., s.16.
[9] Noormann, agm., s.17-18.
[10] Fazlı Arabacı, “Avrupa
(Almanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, Belçika)’ da Din Öğretimi”,
Cumhuriyetin 75. Yılında Türkiye’de Din Eğitimi ve Öğretimi, Türk
Yurdu yayınları, Ankara, 1999, s.78.
[11] S. Hayri Bolay ve
Mümtaz’er Türköne, Din Eğitimi Raporu, Ankara, 1995, s.62-63.
[12]
Belçika’da din ve ahlâk eğitimi
ile ilgili ayrıntılı bilgi için bak: Mehmet Zeki Aydın,
Belçika'da İlk ve Orta Dereceli Okullarda Din ve Ahlâk Öğretimi",
C.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, sayı:3, Sivas, 1999, s.101-147.
[13] Bolay ve Türköne, Din
Eğitimi Raporu, s. 51.
[14] M.E.B. , Avrupa Birliği
Üye Ülkelerinin Eğitim Sistemleri, s.79-103.
[15] Bolay ve Türköne, Din
Eğitimi Raporu, s.51.
[16] Jacop Xavier “
L’Enseignement Religieux Dans La France Contomporaine (
Günümüz Fransa‘sında Din Eğitimi)”, (Almanya, Fransa, İngiltere,
İtalya, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’ de) Uluslararası
Din Eğitimi Sempozyumu, (20-21 Kasım 1997, Sempozyum Bildirileri),
Ankara, 1997, s.119, 129.
[17] Xavier, agm., s.120, 130.
[18] Xavier, agm., s.118, 129.
[19] Ahmet Kavas, “Örgün Din
öğretiminde Fransa Örneği (Katolik Okullar)”, Uluslararası Din Eğitimi
Sempozyumu, s.206.
[20] Xavier, agm., s.123, 133.
[21] Arabacı, “Avrupa
(Almanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, Belçika)’ da Din Öğretimi”,
Cumhuriyetin 75. Yılında Türkiye’de Din Eğitimi ve Öğretimi, s.91.
[22] Bolay ve Türköne, Din
Eğitimi Raporu, s.65.
[23] Bernard d’Hellencourt,
“Les Vicissitudes d’une Sécularitation Chrétienne
au Royaume Uni (Birleşik Krallıkta Hristiyan Dünyevileşmesinin
Değişkenleri)”, Dir:Jean Bauberot , Religions et Laicité
Dans l’Europe des Douze ( Avrupa Topluluğu Ülkelerinde Dinler ve Lâiklik),
Syros, Paris, 1994, s.125.
[24] John Shepherd, “İngiliz
Eğitiminin Kişilik Gelişimine Katkısı”, Uluslararası Din Eğitimi
Sempozyumu, s.88.
[25] John Rudge, “İngiliz Din
Eğitiminde Kişilik Gelişimi ve Dinî Topluluklar”, Uluslararası
Din Eğitimi Sempozyumu, s.96.
[26] Bolay ve Türköne, Din
Eğitimi Raporu, s.65.
[27] Bolay ve Türköne, Din
Eğitimi Raporu, s. 57-62.
[28] Giuseppe Morante,
“İtalya’da Din Eğitimi Uygulamaları”, (Çev:Elif Bacanakgil),
Uluslararası Din Eğitimi Sempozyumu, s.139.
[29] M.E.B. Dış
İlişkiler Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği Üye Ülkelerinin Eğitim
Sistemleri, Ankara, 1996, s.66.
[30] M.E.B. , Avrupa Birliği
Üye Ülkelerinin Eğitim Sistemleri, s.71.
[31] Recep Karaca, Batı
Trakya’da Türk ve Yunan Okullarında Din Dersleri Müfredat Programları,
Müslüman Türk Okullarında Eğitim Sorunları ve Çözüm Önerileri, U.Ü.
İlâhiyat Fakültesi Basılmamış Lisans Tezi, Bursa, 1999, s.96-115.
[32] M.E.B. , Avrupa Birliği
Üye Ülkelerinin Eğitim Sistemleri, s.70-74.
[33] Bolay ve Türköne, Din
Eğitimi Raporu, s.5.
|