BELÇİKA’DA İLK VE ORTAÖĞRETİMDE DİN
VE AHLAKÖĞRETİMİ
Doç.Dr. Mehmet Zeki Aydın*
1. BÖLÜM
Bu yazıda, önce çok kısa olarak Belçika1 hakkında
bilgi verilecek ve ardından ülkedeki eğitim sistemi genel olarak ortaya
konacaktır. Daha sonra da ilk ve orta dereceli okullarda okutulan Din ve Ahlak
derslerinin statüsü ve Fransız Topluluğundaki ders programları ile öğretim
yöntemleri açıklanacaktır. Bu yapılırken önce genel bilgi sonra özet bilgi ve
yorum verilecek ayrıntılar ekler kısmında gösterilecektir.
Günümüz dünyası hızlı değişimlere sahne olmaktadır. Ulaşım ve iletişim
araçlarının gelişmesi dünyamızı küçültmüş, sorunlara ve olaylara uluslararası
bir nitelik kazandırmıştır. Artık dünyanın herhangi bir bölgesinde meydana gelen
bir olay, anında diğer ülkelerde duyulmakta, nedenleri tartışılmaktadır. Farklı
ulusları bir araya getiren örgütler, tüm ulusları ilgilendiren kararlar almakta,
dünya kamuoyunun oluşmasına neden olmaktadır. Dünya kamuoyu bazen o kadar etkili
olmaktadır ki, uluslar kendi sorunları hakkında karar alırlarken dünya
kamuoyunun etkisini göz önünde bulundurmak durumundadır.
Bilim ve teknolojideki gelişmeler, insan hayatını ve insanın yetiştirilmesi
süreci olan eğitimi çok yakından etkilemektedir. Ekonomik, sosyal ve kültürel
şartların etkisi altında kalan eğitim sistemleri birbirlerini etkilemekte ve
ister istemez değişiklikle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle ülkeler eğitim
sorunlarının nasıl çözümleneceğine dair sürekli araştırmalar yapmakta ve
projeler hazırlamaktadır. Bu durum, sadece geri kalmış ya da kalkınmakta olan
ülkelerde değil tüm ülkelerde aynıdır.
Eğitimde reform çalışmalarının evrensel bir boyut kazandığı dünyamızda
ulusların eğitim sorunlarında benzerlikler göze çarpması doğaldır. Her ulus
sorunlarını kendi şartları içinde çözümlese de çözüm yolları üzerinde başka
ulusların yaklaşımlarını göz önünde bulundurmaktadır. Bununla ilgili farklı ve
benzer sorunların çözümünde işbirliği yapmak, farklı görüş ve anlayışları
uzlaştırmak için bazı uluslararası örgütler kurulmuştur. Birleşmiş Milletlere
bağlı U.N.E.S.C.O. (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim Kültür Örgütü) ve
U.N.I.C.E.F. (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) vb. örgütler dünyadaki
eğitim sorunlarına çözümler aramak amacıyla uluslararası etkinlikler yapmakta,
dokümanlar hazırlamaktadırlar.
Bir disiplin olarak Mukayeseli Eğitim Bilimi yukarıda anlatılanları
gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu sebeple mukayeseli eğitim, toplumlarda mevcut
eğitim sorunlarını ve bunları doğuran nedenleri, diğer toplumlardaki benzer
etkenlere değinerek belirleyen, yorumlayan bir inceleme ve araştırma alanı
olarak tanımlanmaktadır2.
Türkiye'de mukayeseli eğitim alanındaki çalışmalarda daha çok ülkelerin
eğitim sistemleri genel olarak ele alınmıştır. Çeşitli ülkelerdeki din eğitimi
uygulamaları ile ilgili çalışmalar ise oldukça az ve yüzeyseldir. Halbuki,
sağlam bir mukayese için, çeşitli ülkelerdeki din eğitimi ile ilgili
uygulamaların bilinmesinde yarar vardır.
Bu amaçlar doğrultusunda, bu yazıda Belçika’da ilk ve orta dereceli
okullardaki din ve ahlak öğretimi tanıtılacaktır. Avrupa ülkeleri arasında
Belçika’nın din eğitimi açısından özel bir konumu vardır. Ülkede Katolik
eğitiminin etkiliğinin yanında, örgün eğitim ders programlarında zorunlu din ve
ahlak dersine yer vermesi bakımından da Belçika’nın durumu incelemeye değer
durumdadır.
Belçika Hakkında Genel Bilgiler
Nüfus: Belçika 1830 yılında kurulmuş bir kuzey Avrupa ülkesidir.
Yüzölçümü 30 519 km ve nüfusu 1995 yılı itibariyle 10 130 574 ‘dür. Ülke
nüfusunun % 57 sini oluşturan Flamanlar Germen ırkından olup Flamanca
(Flemenkce) konuşurken, nüfusun % 42 sini oluşturan ve Latin ırkından gelen
Valonlar ise Fransızca konuşurlar. Doğuda Almanya sınırına yakın bölgede oturan
ve Almanca konuşanlar çok küçük bir azınlığı oluştururlar. Ülkede konuşulan bu
üç dil de resmi dildir. Avrupa’da nüfusu artmayan, hatta yavaş yavaş azalan
ülkeler arasında yer alan Belçika’nın nüfus yoğunluğu ise kalabalıktır3.
Devlet Yapısı: Bölge ve topluluklar üzerine kurulmuş federal bir
devlet olan Belçika Krallığı anayasal bir monarşi rejimi ile yönetilmektedir4.
Belçika’nın devlet yapısı oldukça karmaşıktır. Son yirmi yıldır devletin siyasi,
yasama ve idari yapıları federal bir sisteme göre gelişmektedir. Ülkede, siyasal
birlik rejimi yerine, yetkilerin, belediyeler, eyaletler, bölgeler ve kültürel
topluluklar ile merkezi otoriteler arasında dağıtıldığı bir idari rejim
uygulanmaktadır. Genel olarak, topluluklar ve bölgeler birer politik kurum
olarak kabul edilirler. Bu kurumlar, karar yetkisi olan, seçimle işbaşına gelen
bir meclise, kendi mali yönetimine ve yürütme gücü olan bir icra organına
sahiptir.
Anayasa, Belçika’da üç topluluğun ve üç bölgenin varlığını kabul etmektedir.
Topluluklar; Fransız, Flaman ve Alman Topluluklarıdır. Topluluğu belirleyen
temel unsur kültür ve dildir. Bölgeler ise: Valon, Flaman ve Brüksel’dir5.
EĞİTİM SİSTEMİNİN YAPISI
Belçika’da 1988 yılından itibaren eğitim, topluluk yönetimlerinin yetki alanı
içindedir. Sadece şu 3 konu merkezi devletin sorumluğundadır: 1. Zorunlu
eğitimin başlangıç ve bitişini belirleme. 2. Diplomaların verilmesi için gerekli
asgari şartların belirlenmesi. 3. Emekli ödeneklerinin planlanması6.
Ülkede şu anda birisi Fransız diğeri Flaman Topluluğuna ait olmak üzere iki
Eğitim Bakanlığı bulunmaktadır7. Anayasanın 17. maddesi
ve 29 Mayıs 1959 tarihli “Eğitim Sözleşmesi” : “Pacte Scolaire”
eğitim-öğretim esaslarını belirler. Bu esaslar çerçevesinde eğitim sisteminin
durumunu şöyle özetleyebiliriz.
1. Anayasa, “Öğretim serbesttir. Her türlü kısıtlayıcı önlem yasaktır.
Suçlar ancak kanunlarla cezalandırılır. Devlet tarafından finanse edilen eğitim,
kanunla düzenlenir.“der. Belçika’da öğretim kurumları açmada hiç bir
kısıtlama yoktur. Herkes bu amaçla faaliyet gösterebilir, okullar, kurslar
açabilir. Ancak, devletin resmen tanıdığı diploma ve unvanları vermek ve devlet
destekleme yardımlarından yararlanmak isteyen okullar, yapılarını kanunlarda
belirtilmiş şartlara uydurmak zorundadır8. Bu şartları
yerine getirmek çok zor değildir.
2. Bir öğretim kurumunun yetkilisi, o kurumun düzenlemeden sorumlu özel veya
tüzel kişisidir. Yürürlükteki yasal esaslar çerçevesinde, her düzenleyici güç,
uygulanacak eğitim programlarını, öğretim yöntemlerini, ders kitaplarını,
çalıştırdığı personelini belirlemekte tamamen serbesttir.
Devlet müfettişlik kurumu, bu sektördeki öğretim kurumlarında yapılan eğitim
seviyesinin yükseltilmesi yolunda çalışmalar yapar. Özel öğretim kurumları
teftiş sistemlerini kendileri kurarlar.
3. Anayasal özgürlük gereği, Belçika’da öğrenim, aşağıdaki güçler tarafından
düzenlenmektedir.
A. Fransız ve Flaman Toplulukları tarafından düzenlenen okullar.
B. Topluluklar tarafından ödenekle desteklenen (finanse edilen)
okullar; Bunlar da,
a. İl idarelerinin (province) açtığı okullar.
b. Belediye okulları.
c. Özel kurumlar tarafından açılan okullar.
d. Özel kişiler tarafından açılan okullar.
C. Özel paralı okullar.
Yukarıda belirtilen özel kurumları biraz açıklamakta yarar vardır. Bu
türdeki okullar, kar amacı gütmeyen dernekler tarafından düzenlenmektedir ve
büyük bir çoğunluğu Katolik okullarıdır. Katolik okullarından başka ilkokul
düzeyinde birkaç Protestan okulu, Müslümanların yaklaşık 200 öğrenci kapasiteli
bir ilkokulu, Yahudilerin ilk ve ortaöğretim seviyesinde bir kaç okulunun yanı
sıra hiç bir dini cemaata bağlı olmayanların (laiklerin) da özel okulları
bulunmaktadır9. Bu okullarda görev yapan personel,
işletme, araç gereç, bina yapım ve tefrişi ile ilgili giderler topluluk
bütçesinden karşılanmaktadır. Bunun yanında çok az sayıda özel kurum ya da
kişiler tarafından açılan paralı okullar da bulunmaktadır. Özel okulların içinde
Katolik okullarının çok olmasının sebeplerinden bazıları şunlardır; ülkenin
güçlü bir Katolik gelenekten gelmesi, Kilisenin sosyal ve eğitim alanlarında iyi
örgütlenmiş ve yıllardır okullarında belli bir öğretim kalitesini yakalamış
olmalarıdır. Bu okulların dağılımı konusunda bir fikir vermesi açısından önce
Fransız bölgesindeki 1993-94 öğretim yılındaki öğrenci sayılarına bakalım10.
Aşağıdaki Tablo’daki Özel okulların hemen hemen tamamı Kiliseye bağlı Katolik
okullarıdır. Buna göre, Kilise Okulları tüm öğrencilerin yarısına yakınını
eğitmektedir.
Fransız Topluluğu okulları 1993-94 Öğretim yılı istatistikleri
|
Eğitim Seviyesi
|
Topluluk okulu
|
İl idaresi
|
Belediye
|
Özel kişi ve kurum
|
Toplam öğrenci
|
|
Okul öncesi
|
15.102
|
500
|
84.758
|
68.391
|
168.751
|
|
%
|
8.9
|
0.2
|
50.2
|
40.5
|
100
|
|
İlkokul
|
35.950
|
1.773
|
136.892
|
142.055
|
316.670
|
|
%
|
11.3
|
0.5
|
43.2
|
44.8
|
100
|
|
Ortaöğretim
|
91.566
|
30.030
|
31.370
|
194.779
|
347.745
|
|
%
|
26.3
|
8.6
|
9.0
|
56.0
|
100
|
|
Yükseköğret
|
15.022
|
12.373
|
9.235
|
33.704
|
70.334
|
|
%
|
21.3
|
37.4
|
13.1
|
47.9
|
100
|
|
Toplam
|
157.640
|
44.676
|
262.255
|
438.929
|
903.500
|
|
%
|
17.4
|
4.9
|
29.0
|
48.5
|
100
|
Bir de, Flaman Topluluğu 1996-97 öğretim yılındaki istatistiklerine göz
atalım11. Flaman Topluluğunda,
öğrencilerin % 69.2’si özel okullarda okumaktadır. Bu okulların çoğunluğu
Katolik okullarıdır.
Bir de, Flaman Topluluğu 1996-97 öğretim yılı istatistikleri
| Eğitim Seviyesi |
Topluluk okulu |
İl idaresi |
Belediye |
Özel kişi ve kurum |
Toplam öğrenci |
| Okul öncesi |
32.741 |
255 |
48.898 |
171.149 |
253.043 |
| % |
12.9 |
0.1 |
19.3 |
67.6 |
100 |
| İlkokul |
57.087 |
932 |
91.816 |
267.534 |
417.369 |
| % |
13.7 |
0.2 |
22.0 |
64.1 |
100 |
| Ortaöğretim |
74.026 |
13.568 |
25.336 |
334.845 |
447.775 |
| % |
16.5 |
3.0 |
5.7 |
74.8 |
100 |
| Toplam |
163.854 |
14.755 |
166.050 |
773.528 |
1.118.187 |
| % |
14.7 |
1.3 |
14.8 |
69.2 |
100 |
Bu yazıda, il idareleri, belediyeler ve topluluklar tarafından düzenlenen
okullara resmiokul, özel kişi ve kurumlarca açılan okullara da özel okul denilecektir.
4. Bu okul sistemi sayesinde herkes istediği inanç ve düşüncedeki bir öğretim
kurumunda öğrenim yapma imkanına sahip olmaktadır. Anayasa’nın 17 maddesi 1.
bendi şöyle demektedir: “ Topluluklar velilerin özgür seçimlerini garanti
eder. Topluluklar tarafsız (nötr) bir öğretim düzenler. Tarafsızlık (nötr olma),
öğrencilerin ve velilerin felsefi, ideolojik ya da dini anlayışlarına saygılı
olmak demektir. Resmi güçler tarafından düzenlenen okullar, zorunlu öğretimin
sonuna kadar, tanımış dinlerden birisine ait din ya da dini olmayan ahlak
(derslerinin) öğretimi arasında seçme imkanını sunmak zorundadır.”
5. Anaokulları 2,5 yaşındaki öğrencileri okula kabul eder. İlkokul 6 yaşında
başlar ve ikişer yıllık 3 dönemden toplam 6 yıldır. 6 yıllık ortaöğretim;
a. İkişer yıllık 3 dönemi (2+2+2) kapsayan (yeni) I. tip öğretim,
b. Üçer yıllık 2 dönemi (3+3) kapsayan (eski) II. tip öğretim olmak üzere
ikiye ayrılır.
Ortaöğretimde dört tür okul bulunmaktadır, bunlar;
a. Genel öğretim,
b. Teknik öğrenim,
c. Mesleki öğrenim,
d. Güzel sanatlar öğrenimidir12.
6. Zorunlu öğretim 6 ile 18 yaş arasındaki çocuk ve gençleri kapsamaktadır.
Bunun 15 ya da 16 yaşına kadar olan bölümü tam zamanlı, diğer kısmı yarı zamanlı
öğrenim olabilir13. Belçika yasaları bu zorunlu öğrenim
çağında ev öğretimini de kabul etmektedir. Bu tip öğrenciler öğretim yılı
sonunda sınava girerler14.
7. Yüksek öğrenim, üniversitelerde ve üniversite statüsünde olmayan yüksek
okullarda yapılır. Üniversiteye giriş genel ve teknik lise mezunları için bir
kaç teknik okul dışında sınavsızdır. Öğrenciler ortaöğrenimde aldıkları
diplomalara göre istedikleri fakülte veya yüksekokula girebilir. Fakat,
istatistiklere göre, üniversiteye kayıt yaptıranların ancak % 29’u mezun
olabilmektedir15.
Ülkenin en eski üniversitesi 1426 yılında kurulan Louvain (Leuven) Katolik
Üniversitesidir. Bugün, bu üniversite birisi Fransızca diğeri Flamanca eğitim
veren iki ayrı üniversite haline gelmiştir. Yine Fransızca ve Flamanca eğitim
yapan 2 adet Özgür Brüksel Üniversitesi bulunmaktadır. Bunlardan başka
Katoliklerin birçok üniversite ve yüksekokulları, Protestanların içinde sadece
İlahiyat Fakültesi bulunan bir üniversiteleri ve bir kaç tane yüksekokulları
vardır. Ayrıca Gent, Antwerpen, Mons ve Liège Üniversiteleri de Topluluklar
tarafından düzenlenmektedir.
8. Zorunlu öğrenim çağı boyunca öğretim parasızdır16.
Yüksek öğrenimde ise belli bir harç alınmaktadır. Ancak bunun büyük bir kısmı
yine sigorta, sosyal yardım vb. fonlardan öğrenci velisine geri ödenmektedir.
9. Avrupa Topluluğunun 1976 yılında aldığı bir kararla kadınlar, iş bulmada,
çalışma hayatında, eğitimde ve meslekte ilerleme alanlarında erkeklerle aynı
haklara sahip olmuşlardır. Bunun bir sonucu olarak okullarda kız ve erkek
çocuklarının karışık okuması kararlaştırılmıştır. Ancak hala belli sayıda sadece
kız veya sadece erkeklerin devam ettikleri özel Katolik okulları bulunmaktadır17.
DİNİ TOPLULUKLAR VE EĞİTİM
Belçika halkının büyük bölümü Hıristiyan Katolik’tir. Yapılan değişik
anketlerin ortalamasına göre halkın; % 65‘inin Katolik18;
(80 ila 100 bin arasında) % 1 Protestan19; (40 bin
civarında) % 0,4 Yahudi20; (350 bin civarında) % 3,5
Müslüman21; % 7 ateist (tanrı tanımaz); % 22 agnostik22
(tanrının varlığı ya da yokluğu konusunun tam olarak bilinemeyeceğini
söyleyenler) olduğu söylenebilir. Katoliklerin içinde Kiliseye devam edenlerin
oranı ise % 18 civarındadır. Yine Flaman bölgelerinde Kiliseye bağlılık Valon
bölgelerine göre daha fazladır. İki dil konuşulan başkent Brüksel’de Kiliseye
bağlılığın giderek zayıfladığı görülmektedir23.
Din özgürlüğünün büyük önem taşıdığı Belçika’da şu anda resmen tanınan
dinlerden Katoliklik ve Protestanlık 1802 yılı, Anglikan 1870 ve Ortodoks 1985
ve Yahudilik 1808 yılında tanınmıştır. Bu dinlerin dini ve eğitim işlerini
kendilerini resmen temsil eden kurumları yürütmektedir. 19 Temmuz 1974 yılında
tanınan İslam dinini resmen hangi kurumun temsil edeceği belli olmadığı için
Müslümanlar bir çok yasal haklarını kullanamamaktadır24.
Şu anda, 1992 yılında Adalet Bakanlığınca25 atanan 16
kişilik bir “Belçika Müslümanları Yürütme Kurulu”26
daha çok İslam din dersi öğretmenleri ile ilgilenmektedir.
Bir yazarın27 belirttiği gibi Belçika, bir kaç
yüzyıldır devam eden laikler ile Katolikler arasındaki çatışmadan kurumsal
çoğulculuğa ulaşmış bir ülkedir. Ülke derin bir Katolik kültürden gelmektedir.
Ülkedeki okullarda, kimin sözünün geçeceği konusundaki laiklerle Katolikler
arasındaki çatışmalar tarihe “okul savaşları” adıyla geçmiştir. Bunların ilki
1840’larda başlamış28, son olarak 29 Mayıs 1959
yılındaki “Eğitim Sözleşmesi” ile ortak bir noktaya ulaşılmıştır. Ancak buna
rağmen tartışmalar hala sürmektedir. Tartışmanın temelinde, Katolik Kilisesinin
okulları ve Kilisenin eğitime etkisi ve devletin (Bakanlıkların ve
belediyelerin) özel Katolik okullarına para yardımı yapıp yapamayacağı
tartışması yatmaktadır. Bugün okulların yarısından fazlasını elinde tutan
Katolik Kilisesi kendisinin eğitimin hizmetinde olduğunu ve eğitim görevini
paylaştığını söylemektedir29. Fakat Kilise mi eğitimin
hizmetinde yoksa eğitim mi Kilisenin emrindedir30? Bu
tartışılmaktadır31.
1960’larda tüm siyasi partiler, Kilise-politika tartışmasına katılmışlar ve
sonunda çoğulculuğa izin vermeyi sadece sözde değil, uygulamada da
benimsemişlerdir. Dindar veya hümanist olmak, belirli bir siyasi partiye
katılmak için bir engel olmaktan çıkarılmış, Belçikalılara tanınan tüm hak ve
özgürlüklerden herkesin hiç bir ayrım yapılmaksızın yararlanması
kararlaştırılmıştır32.
1959 yılındaki “Eğitim Sözleşmesi” ne göre, okul açmak serbesttir. Şartlarını
yerine getiren her eğitim kurumu devlet yardımını alabilir33.
Ayrıca Anayasanın 181. Maddesine göre devlet, resmen tanıdığı dinin resmi
temsilcilerine (culte) dini çalışmalar için yıllık bütçeden pay ayırır34.
Herhangi bir dini kabul etmeyen laikler de aynı yardımı “kar amacı gütmeyen
dernekler” statüsü çerçevesinde almaktadırlar. Ancak laikler kendilerinin de,
din dışı insancı (humanist) felsefe üzerine kurulmuş bir topluluk olarak kabul
edilerek, aynı hakka sahip olmaları konusunda çalışmalar yapmaktadırlar35.
Ülkedeki çoğunluğu oluşturan Katolikler, kiliseleri, sendikaları, sigorta
şirketleri, hastaneleri, yazılı ve sözlü basın kuruluşları, eğitim kurumları,
sosyal ve yardım kurumları, kültürel ve ticari çalışmalarıyla ülkenin sosyal,
kültürel ve ekonomik hayatında etkin bir rol oynamaktadır36.
Özellikle eğitim kurumlarının yarısından fazlasını elinde bulunduran Katolik
Kilisesi kendi okullarında daima dini havayı yaşatmaya çalışmaktadır.
Dini hava sadece Kiliseye bağlı okullarda değil hayatın her alanında etkisini
göstermektedir. Bir krallık olan Belçika’da “Milli Bayram” vb. bazı devlet
törenleri hala Katolik anlayışına uygun olarak kutlanmaktadır37.
GENEL OLARAK DİN EĞİTİMİ
Belçika’da eğitimde Kilisenin büyük bir etkisi vardır. Yukarıda da
açıklandığı gibi ülkede her tür eğitim serbesttir. İsteyen istediği kurs ya da
okulu açabilir. İlk, orta ve yüksek öğretimdeki örgün öğretim kurumlarının
yanında Kilisenin veya yan kuruluşlarının açtığı Kataşez (catéchèse) adı verilen
dinin inanç ve ibadetlerinin öğretildiği kurslar yapılmaktadır. Ayrıca, çeşitli
dini gruplar, dernekler aracılığı ile devlet yardımı alarak bir çok (resim,
müzik, dil kursları, gençlik kampları, toplantıları, gezileri gibi) sosyal ve
kültürel çalışmalar gerçekleştirmektedirler.
Belçika’da öğrencilerin yarıdan fazlası Katolik okullarında okumaktadırlar.
Bu yazının ana konusu din ve ahlak dersleri olmasına rağmen, konuya açıklık
getirebilmek için özel Katolik okullarının durumunu biraz açıklamak yararlı
olacaktır. Bunun yanında Animasyon derslerinden de bahsetmek gerekmektedir.
Belçika kuvvetli ve dinamik bir Katolik kültür mirasına sahiptir38.
Ülkedeki bir öğretim yılı içindeki toplam 41 günlük tatilin sadece bir günü
İkinci Dünya savaşının sona ermesinin yıldönümüdür. Diğerleri tamamen dini
günlerdir. Bu dini tatiller sadece o günle sınırlı değildir. Dini günün
kutlanışı için günlerce önce hazırlıklar başlar. Fişler, boyamalar, resimler,
okulun ve sınıfın süslenmesi, yumurtaların boyanması ve saklanması, çam
ağaçlarının rengarenk ışıklandırılıp dallar arasına hediyelerin yerleştirilmesi
bir oyun ve eğlence havası içinde yapılmaktadır39. Bu
dini günlerden en önem verileni ise Noel kutlamalarıdır. Bu kutlamalara
kendisini Hıristiyan olarak kabul etmeyenler bile bir toplumsal eğlence olarak
katılmaktadır.
Özel Katolik Okulları
Katolik okullar kendilerini eğitim hizmetini paylaşanlar ya da eğitimin
hizmetçileri olarak görmektedirler40. Bu eğitim
hizmetinin yanında Hz. İsa’nın mesajını açıklamakta aynı okulların görevleri
arasındadır. Çünkü Hıristiyan inancı eğitimi bir sorumluk olarak göstermektedir41.
Daha önceleri Katolik okullarında dini eğitim daha etkili ve yoğun iken halkın
dünyevileşmesi (sécularisation) ve değişik inançların ortaya çıkması sonucu
çoğulcu bir toplum yapısı ortaya çıkmıştır. Böyle bir toplumda okullar hem Hz.
İsa’nın mesajlarına uyarken, halkın dinamik kültürüne de saygılı olmak
zorundadır. Yani hem inançlı hem de hoşgörülü olma kararı alınmıştır42.
Kilise de toplumdaki bu gelişmelere ayak uydurabilmek için sürekli kendisini
yenileme çabası içindedir. Uzun süre, Katolik okulu, Kilise tarafından “bir
Hıristiyanlaştırma yeri” olarak görülüyordu. Ancak, 1963-65 yılları arasında
yapılan II. Vatikan Konsilinde43 alınan kararlarla bir
çok anlayış değiştirildi. Bunlardan birisi de, Hıristiyan okulu her şeyden önce,
iyi bir okul olmak zorundadır. Böylece okullar, gençlerin eğitim ve
yetiştirilmesinin hizmetinde olacaklardır. Artık okullar, “Hıristiyanlaştırmak
için bir yer” değil, Hıristiyanlaştırma yeridir. Orada, eğitmek ve
Hıristiyanlaştırmak olmak üzere iki doğal etkinlik söz konusudur. Bu ilke, şöyle
güzel bir formülle ifade edilmiştir; “orada, öğreterek eğitmek ve eğiterek
Hıristiyanlaştırmak”44.
1982 yılında Bangkok’da yapılan “Uluslararası Katolik Öğretimi Kongresi”nde
Hıristiyan okulları için belirlenen değerler şunlardır: Diğer insanlara saygı,
yaratıcılık, sorumlu ve samimi dayanışmadır45. Yine bu
okullar için belirlenen üç temel özellik de şudur;
1. İnsanlara hizmet etme güdüsü.
2. Aşkın gerçek kaynağı (olan Tanrı aşkı) bilinci.
3. İncil, insancılık (hümanizm) ve eğitim bilimi (pedagoji) arasındaki
tutarlılık46.
Belçika’da din ya da ahlak dersi öğretim programları ve öğrenci
karnelerinde en üst sırada yer almaktadır. Katolik okullarında her sınıfta haç
işareti asılmakta ve bazı sınıflarda dini köşe bulunmaktadır. Okulların bir
çoğunun adı, din büyüklerinin adını taşımaktadır. Üniversite ve yüksek okulların
adı ise direk Katolik Üniversite vb. şeklindedir.
Söz konusu okullar bugün dini karakterli 4 çeşit etkinlik yapmaktadırlar.
Bunlar:
1. Katolik din dersleri.
2. Ruhani gösteri/etkinlik (Animation
spirituelle) dersleri.
3. Özellikle (direk) dini içerikli
etkinlikler.
4. Dini içerikli olmayan ancak dolaylı olarak ruhani özellik taşıyan
etkinlikler47.
Burada 3. ve 4. Maddede belirtilen ekinlikler, okulun açılış ve
kapanışında yapılan toplantılar, yaş günü ya da önemli kişilerle ilgili
kutlamalar, yeni bir öğretmen veya öğrencinin gelmesi ya da gitmesinden dolayı
yapılan gün ve geceler, Noel pazarları (okulda açılan çarşılar), Ekmek-Şarap
Ayini, Paskalya bayramı ve benzerleridir48.
Animasyon (Drama, Rol Yapma, Gösteri, Canlandırma) Dersleri
Belçika’daki resmi ve özel okullarda animasyonlar (yani, “drama, rol yapma,
gösteri, canlandırma” diye tercüme edebileceğimiz etkinlikler ya da dersler)
yapılmaktadır. Animasyon dersleri resmi okullarda daha çok genel olarak
eğlenerek öğrenme anlamında bir çeşit drama ve tiyatro oyunları şeklinde
gerçekleştirilmektedir.
Katolik okullarında ise bu ders, “ruhani gösteri” (l’animation spirituelle)
adını almaktadır. Sınıf öğretmenleri ya da göstericiler (animateur - animatrice)
tarafından verilen bu dersler bir anlamda din dersini takviye ve derste
öğrenilenlerin uygulanması amacını taşımaktadır. Bu derslerde öğrenciler, dua ve
ilahiler söylemekte İncil metinleri okumakta ve tam bir dini hava
oluşturulmaktadır.
Animasyon dersleri, okulların durumuna göre değişmekle beraber genel olarak
hafta iki saat olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla Katolik okullarında din dersi
bu dersle birlikte haftada en az 4 saate çıkmaktadır.
Anaokullarında ve Yüksek Öğrenimde Din Eğitimi
Belçika’da 2,5 ile 6 yaşındaki çocukların devam ettiği anaokullarında din
eğitimi sınıf öğretmenleri ve göstericiler (animatör - animatris) tarafından
verilmektedir.
Katolik anaokullarında eğitim dua ile başlar. Oyunların çoğu dini içerikli
olup, oyuncaklar, resimler, boyama kitapları, film vb. araç-gereçlerle
desteklenmektedir. Ayrıca öğrenciler toplu halde Kiliseye götürülmekte, dualar,
ilahiler söylenilmektedir.
Resmi okullarda ise Katolik okulları kadar dini bir hava olmasa bile, bir çok
dini gün ve olaylar Belçika kültürünün bir parçası olarak kutlanılmaktadır.
Bunun en belirgin örneğini Noel , Aziz Martin, Aziz Nikola vb. kutlamaları
oluşturur.
Yüksek öğrenimde din eğitimi bu makalenin konusu dışında olduğu için
ayrıntıya girilmeyecektir. Ancak, kısaca bakıldığında Belçika’da yüksek
öğrenimde din eğitimini iki ayrı türde değerlendirebilir.
1.Din dersi öğretmeni ve din adamı yetiştirmeye yönelik mesleki din
öğretimi.
2 Katolik üniversite ve yüksekokullarında verilen din dersleri.
Birincisine yönelik Fransızca ve Flamanca öğretim yapan iki Katolik
üniversitede bulunan İlahiyat Fakülteleri vardır. Bunlar liselere din dersi
öğretmeni ve din adamı yetiştirmektedirler. Yine ilkokul ve ortaöğretimin ilk
kademesine din dersi öğretmeni ve din adamı yetiştiren üç yıllık Katolik yüksek
okulları bulunmaktadır49. Aynı şekilde Protestanların
da bir İlahiyat Fakültesi ve yüksek okulları vardır.
Katolik üniversite ve yüksek okullarındaki bütün bölümlerde okuyan öğrenciler
haftada bir iki saatlik din dersleri okurlar. Yine bazı fakültelerin dini
olmayan lisans üstü öğretim programlarında o branşla ilgili Kilisenin
görüşlerini yansıtan dersler zorunlu olarak okutulmaktadır. Örneğin, nüfusla
ilgili bir lisans üstü programda Kilisenin nüfus konusundaki görüşleri ile
ilgili bir ders bulunabilmektedir. Ayrıca bu üniversite ve yüksek okullarda
zaman zaman dini içerikli konferansların yanında gençlere yönelik ayinler ve
ruhani gösteriler düzenlenmektedir. Bu üniversite ve yüksekokullarda özellikle
görevli ve ruhani etkinliklerden sorumlu papazlar vardır.
Bu girişten sonra Belçika’daki ilk ve orta dereceli okullardaki din ve ahlak
derslerine geçebiliriz.

İLK VE ORTA DERECELİ OKULLARDAKİ DİN VE
AHLAK DERSLERİ
Din ve Ahlak (Moral) Derslerinin
Statüsü
Belçika Anayasasıgereği öğrenciler ilk ve orta dereceli okullarda
haftada en az iki ders saati din ya da ahlak derslerinden birisini okumak
durumundadır. Bu derslerin zorunlu olmasının tarihi 1842 yılına kadar
gitmektedir50. Çeşitli zamanlarda değişiklikler
yapılmasına rağmen bu derslerle ilgili ana düzenlemeler Anayasanın 17.
maddesinde ve 29 Mayıs 1959 tarihli “Eğitim Sözleşmesi” ile ilgili yasanın 8-12
maddelerinde yer almıştır.
Bu yasanın 8. Maddesi şöyledir: “Resmi kurumlara ait ilk ve orta
öğretimdeki haftalık ders programlarında, en az iki ders saati din ve ahlak
dersine yer verilmek zorundadır. Din öğretimi (Katolik, Protestan, Yahudi, İslam
ya da Ortodoks) dinlerinden ve bu dinlerin ahlakın olmak zorundadır. Ahlak
öğretimi ise dini olmayan (bir ahlak) olmak zorundadır. Aile reisi, vasi ya da
çocuğu korumakla görevli kişi, (öğrencinin) okula ilk kaydı sırasında din ya da
ahlak dersinden hangisini seçtiğini resmen imza ile bildirmek zorundadır. Şayet
din dersi seçilmişse bunda hangi dinin seçildiği belirtilir. 18 yaşına gelen
öğrenciler seçimlerini kendileri yapar.” Demek ki, Anayasa ve bu yasaya göre
öğrenci ya da velisi ülkedeki bütün bu okullarda şu iki dersten birisini seçmek
zorundadır.
1. Din dersi
2. Laik (hiç bir dine bağlı olmayan) ahlak (moral) dersi.
Zorunlu seçmeli olarak beş tip din dersi bulunmaktadır. Öğrenci şu beş
dersten birisini zorunlu olarak seçecektir:
a. Hıristiyan Katolik
b. Hıristiyan Protestan
c. Hıristiyan Ortodoks.
d. Yahudilik
e. İslam.
İsimlerinden de anlaşılacağı gibi bir dini öğrenmek isteyenler din derslerine
girerken, bunlara girmek istemeyenler de ahlak dersine girmektedirler. Öğrenci
velileri ilk kayıtta ve her yıl öğretim yılı başında form dilekçede hangi dersi
okuyacağını belirler.
Bu din ve ahlak derslerini seçme imkanı, ancak resmi okullarda vardır. Doğal
olarak Katolik okulunda okuyanlar bu okulu tercih etmekle baştan Katolik din
dersini seçmiş olmaktadırlar. Katolik okullarında Katolik din dersinin dışında
din ve ahlak dersi yoktur. Bir kaç tane olan Protestan ve Yahudi okulu ile bir
adet ilkokulu bulunan Müslüman okulunda da seçme imkanı yoktur.
Ancak son yıllarda Katolik okullar, öğrenci mevcudunun % 40’ının Müslüman
olması halinde ilkokullarda İslam dini dersi vermeyi kabul etmişlerdir51. Fakat
buna uygulamada fazla yer verilmemektedir52.
Ortodoks din dersi, 1997-98 öğretim yılından itibaren başlamıştır. Resmen din
olarak tanınmış olan Anglikan mezhebi ile ilgili din dersi ise şu anda
okutulmamaktadır. Yahudi din dersi ise, din derslerinin zorunlu olmasından bu
yana okullarda yer almaktadır. Resmi okullarda ve özel Yahudi okullarındaki
dersin programını ve öğretmenini Yahudi cemaatı kendisi belirlemektedir.
İslam din dersi ise 1975-76 öğretim yılından itibaren okullarda tecrübe
mahiyetinde yer almaya başlamıştır. 20 Şubat 1978 tarihinden itibaren de yasal
olarak okutulmaktadır. Belçika’da İslamı temsil edecek Kilise benzeri resmi bir
kurum olmadığı için İslam din dersi müfettişi ve öğretim programı
bulunmamaktadır. Adalet Bakanlığı 1992 yılında İslam din dersleri ve
öğretmenleriyle ilgilenecek bir yürütme kurulu atamıştır. Bu kurulda 1997
yılında 3 Belçika asıllı Müslüman, 7 Faslı, 3 Türk, 1 Tunuslu, 1 Lübnanlı ve 1
Senegalli olmak üzere toplam 16 kişi görev yapmakta bir Türk üyenin yeri ise boş
bulunmaktadır. 600’ün üzerinde, çoğunluğunu Faslı, Tunuslu ve Türklerin
oluşturduğu İslam din dersi öğretmenlerinin bir kısmı ne din eğitimi ne de
öğretmenlik dersleri okumamış kişilerdir. İslam din dersinin her hangi bir
programı ve ders kitabı olmadığı için öğretmenler derste istediklerini
öğretmektedirler53.
Bu kadar seçim imkanının bulunduğu ve çoğulcu bir topluma doğru giden
ülkedeki “öğrenciler din ve ahlak derslerinden hangilerini tercih
etmektedirler?” sorusunun cevabı verilmelidir.
1993-94 öğretim yılı istatistiklerine göre Fransız Topluluğunda din ve ahlak
derslerini okuyan öğrencilerin sayıları şöyledir.
Fransız Topluluğu ilkokullarında 1993-94 Öğretim yılında din ve ahlak dersi
alan öğrencilerin sayıları54
| DERS |
Topluluk okulu |
İl idaresi |
Belediye |
Özel kişi ve kurum |
Toplam öğrenci |
% |
| Katolik |
19.766 |
520 |
81.745 |
133.045 |
235.076 |
77.3 |
| Protestan |
721 |
13 |
2.582 |
128 |
3.444 |
1.1 |
| Yahudilik |
30 |
- |
232 |
525 |
787 |
0.2 |
| İslam |
2.624 |
6 |
12.939 |
1.010 |
16.579 |
5.4 |
| Ahlak |
9.940 |
413 |
35.929 |
1.789 |
48.071 |
15.8 |
| Toplam |
33.081 |
952 |
133.427 |
136.497 |
303.957 |
100 |
Fransız Topluluğu orta dereceli okullarda, 1993-94 Öğretim yılında din ve
ahlak dersi alan öğrencilerin sayıları55
| DERS |
Topluluk okulu |
İl idaresi |
Belediye |
Özel kişi ve kurum |
Toplam öğrenci |
% |
| Katolik |
31.336 |
10.187 |
8.174 |
185.102 |
234.799 |
70.8 |
| Protestan |
1.964 |
440 |
466 |
37 |
2.907 |
0.8 |
| Yahudilik |
222 |
16 |
198 |
352 |
788 |
0.2 |
| İslam |
7.081 |
1.641 |
5.163 |
147 |
14.032 |
4.2 |
| Ahlak |
47.362 |
15.406 |
15.286 |
1028 |
79.082 |
23.8 |
| Toplam |
87.965 |
27.690 |
29.087 |
186.666 |
331.608 |
100 |
İstatistiklere göre, Fransız Topluluğunda, ilkokul öğrencilerin % 77.3’ü
Katolik, %1.1’i Protestan, % 0.2’si Yahudi, % 5.4 İslam din dersi ve % 15.8’i
laik ahlak dersi okumuşlardır. Ortaöğretimde (ortaokul ve lise), öğrencilerin %
70.8’i Katolik, % 0.8’i Protestan, % 0.2 Yahudi, % 4.2’si İslam din dersini ve %
23.8’i laik ahlak dersini seçmişlerdir. Flaman Topluluğuna ait istatistikler
elde edilememiştir. Ancak, Flaman Bölgesinde Katolik din dersi okuyan öğrenci
sayısı Fransız Bölgesine göre daha çoktur. Her şeyden önce burada, 1996-97
istatistiklerine göre, ilkokulların % 64.1’i ve ortaöğretim okullarının % 74.8’i
Katolik okullarıdır. Katolik okullarına giden öğrenciler otomatik olarak Katolik
din dersini tercih etmiş oluyorlar.
Bu bilgilerden sonra derslerin öğretim programlarına geçebiliriz.
Burada, önce Fransız Topluluğundaki okullarda okutulan din derslerinden Katolik
din derslerinin programları üzerinde durulacak, sonra da Ahlak dersinin
programları açıklanacaktır. Çünkü Protestan, Ortodoks ve Yahudi din dersine
devam eden öğrenci sayısı çok azdır. Yukarıda da belirtildiği gibi İslam din
dersinin ise programı bulunmamaktadır56.
KATOLİK DİN DERSİ PROGRAMLARI
İlk girişte de kısaca bahsedildiği gibi, din dersi programlarını ilgili dinin
temsilcileri yapmaktadırlar. Katolik din dersinin programının da doğal olarak
Katolik Kilisesi yapmaktadır. Programın içeriğini açıklamadan önce, dersin
felsefesine ve programın modeline bir göz atmakta yarar vardır.
Katolik Din Dersi Programının Felsefesi ya da Amaçlarının Tarihi Gelişimi
Din dersinin bugünkü durumunu iyi anlayabilmek için kısaca tarihi gelişimine
bakmak zorunluluğu vardır. Tarihi gelişimine diyorum, çünkü dersin son 40-50
yıllık geçmişine baktığımızda, dersin felsefesinin ve amaçlarının çok
değiştiğini görüyoruz. Tüm dünyada hızlı bir toplumsal gelişme olduğu artık
herkes tarafından kabul edilmekte ve bu gelişmeye ayak uydurma çalışmaları
yapılmaktadır. Belçika tarihinde ve halen de toplumda etkin bir güce sahip
Katolik Kilisesi de bu toplumsal gelişmeye paralel olarak din eğitimi ve
tebliğinde bir çok değişiklikler yapmaktadır. Bu değişikliğin en önemli sebebi
Batı toplumunun gittikçe dünyevileşmesi (sekülerleşmesi) olgusudur. Değişikliğin
en köklüsü ise 1963-65 yılları arasında yapılan Vatikan Konsilinde alınan
kararlardır. Burada fazla ayrıntıya girmeden din dersi programındaki tarihi
gelişim ele alınacaktır.
“Takrir (anlatma) dönemi” denilen ve 1960’lı yıllara kadar süren din
öğretiminde, Katolik dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarının öğrencilere
aktarılması önem taşıyordu. Bunun için de “İlmihal yöntemi” denilen dini
bilgilerin ezberlenmesi esasına dayanan bir öğretim esastı. Bu dönemde, din
adamları57 tarafından verilen din derslerinde öğretilen
konulardan bazıları şunlardı: günlük ibadetler, ayinler, dualar, umut,
bağışlama, acıma, günah çıkarma vb. Okuldaki din dersleri, izcilik, arkadaş
grupları gibi çeşitli gençlik hareketleri ve Hıristiyan eylemleri ile
destekleniyordu. Bu dönemde dersler benzeşik (homojen) bir yapıya sahip
Hıristiyan öğrencilere göre düzenlenmişti58.
Ancak, 1960’lı yıllara geldiğinde Kilise, toplumdaki değişime ayak uydurmak
için din dersi programında ve öğretim yöntemlerinde değişiklikler yapmaya
başladı. 1960 ile 70 yılları arasında uygulanan din öğretimine “Dogmalara yakın”
(kerygmatique) öğretim adı verildi59.
Teknolojinin damgasını vurduğu 1970’li yıllarda, basın yayın, televizyon ve
sinemanın etkisi sonucu toplumda büyük değişiklikler yaşanmaya başladı. Toplum,
kısa sürede daha önceleri görmediği bir lükse ulaştı. Daha önce diğer yaşam
biçim ve görüşlerine kapalı olan insanlar dışa açıldılar ve diğer ülkelere
yapılan geziler arttı. Yine aynı dönemde pozitivist felsefenin ve bilim
anlayışının etkisi ile toplumda dinden uzaklaşma, dünyevileşme ve değerlerde
değişimin hızlandığı görülmektedir. Artık, evlilik dışı beraber oturma,
evlenmeden çocuk sahibi olma yaygınlaşıyor ve eşcinsellik toplumda daha dikkat
çekici hale geliyordu. Bu dönemde halkın Kiliseden uzaklaşıyor ve topluma
“hoşgörü, özgürlük” vb. yeni değerler hakim olmaya başlıyordu. Bunlara,
ailelerin parçalanması, boşanmaların artması da ilave edilebilir. Bütün bunların
sonucu Katolik Kilisenin eski gücünün sarsıldığı ve bir azınlık dini haline
geldiği söyleniyordu60.
Toplumdaki bu hızlı değişime paralel olarak din dersi programı da kendisini
yeniliyor ve bunu 1972 ve 1982 yıllarında yapılan ders programlarına
yansıtıyordu61. Artık Kilise, toplumun çoğulculuğu ve
kendileri dışındakilerin düşünce ve inançlarına saygı anlayışını kabulleniyor ve
söylemini değiştiriyordu62. Sadece söylemini değil din
dersinin amaçlarını da değiştiriyor, artık ilmihal yöntemi ve dogmalara yakın
din öğretimi anlayışı, yerini “varoluşçu” (existentialiste)63
anlayışa bırakıyordu. Aynı şekilde din adamlarının okul yönetimlerinden ve
öğretmenliklerinden yavaş yavaş uzaklaşıyorlardı. Daha önce din adamlarının
dışında din dersi öğretmeni kabul edilmezken, sınıf öğretmenleri ve din dersi
formasyonu almış herkesin öğretmen olmaları anlayışı benimsenmeye başlanıyordu64.
Yeni anlayışa geçmek çok kolay olmuyor ve “din dışında her şey öğretiliyor” vb.
itirazlar yapılıyordu65.
Varoluşçu din öğretimi anlayışı demek, “somu,t hayata dayalı ya da gerçek
hayata yakın” bir Hıristiyan öğretimi demektir66. Bu anlayışa
göre, din dersi, inanan ve inanmayan herkese hitap edecek, öğrencilerin
inanmalarını öngörmeyecek ve asla Kilisenin inançlarını empoze etmeyecektir67.
Yeni din dersinin amacı, “insanlığın kültür ve tarihinde bir olgu olarak
Hıristiyanlığı göstermek ve keşfettirmek” tir68.
Kilise din dersi anlayışını değiştirmek zorunda kalmıştır. Çünkü artık yeni
yetişen gençlik bir din dersi müfettişi tarafından şöyle tanımlanmaktadır:
“Hıristiyan olsun olmasın şimdiki gençleri etkileyen kelimeler; müzik, kaset,
volkmen, gece eğlencesi, giyim-kuşam, Coca-Cola vb. dir.” Yine aynı müfettiş,
günümüz toplum yapısını şöyle açıklıyor; “Boşanmış çiftler, parçalanmış aile
yapısı, anne ve babasının terkettiği çocuklar, çok değişik düşünce
bombardımanına tutulan insanlar, göreceli hale gelmiş (relativisme) ahlaki
değerler vb.”69 .
Ders Programının Modeli veya Şekli
Katolik din dersi ile ilgili, resmi okullarda uygulanan bir ilköğretim bir de
ortaöğretim ders programı bulunmaktadır. Genel olarak bu iki program model
olarak birbirine benzemekle birlikte bazı ayrıntılarda değişiklikler vardır.
Her şeyden önce ders programlarının bizdeki programlarda epeyce farklı
olduğunu belirtmek gerekir. Programlar, bizdeki gibi hangi derste hangi konuyu
ne kadar işleyeceğine dair emirler içermemektedir. Programlar çerçeve program
şeklinde olup öğretmene rehberlik etmek üzere hazırlanmıştır.
İlköğretim Katolik din dersi programının içinde şunlar bulunmaktadır70.
1.Giriş: İlkokul programının içinde din dersinin yeri.
2. Okuldaki dersin başka yerlerde ( kurs ve kurumlarda)ki derslerden farkı.
3. Dersin pedagojik esasları. A. Özgür bir eğitim. B. Hıristiyan inancına ve
hayatına bağlı bir eğitim. C. Geçmiş birikime bağlı ve güncelleştirilmiş bir
eğitim. D. Öğrencinin katılımı ve keşfetmesini sağlayan bir eğitim. E. Bireysel
ayrılıklara önem veren bir eğitim. F. Diğer derlerle uyumlu bir eğitim. G.
Sürekli uyumu sağlayıcı bir eğitim. H. Güler yüzlü ve hoşgörülü bir eğitim.
4. Programın ana noktaları: Din dersini geliştirmesi gereken 4 yetenek şudur;
A. Dini metinleri tanımak. B. Kilise inancını anlamak ve açıklamak. C.
Hıristiyan hayatını oluşturan ana değişkenleri anlamak ve açıklamak. D. Yavaş
yavaş, sorumlu bir Hıristiyan olarak davranmaya başlamak.
5. Etkinlikler. Bu bölümde dersin amaçları, ilkokul kademelerine göre
sıralanmaktadır. İlkokul ikişer yıllık üç kademeden (2+2+2) oluşmaktadır. Burada
amaçlar verilirken hangi kademede ne oranda üzerinde durulacağı açıklanmaktadır.
Konunun iyice anlaşılması için aşağıya bir örnek alınmıştır.
İlkokul Katolik din dersinin amaçlarının programda yer alış biçimi.
| Amaçlar |
6-8 Yaş |
8-10 Yaş |
10-12 Yaş |
| Kutsal metinleri görmek, dokunmak ve genel olarak
tanımak |
yoğun |
orta |
orta |
| Tevrat ve İncili ana noktaları ile tanımak |
|
yoğun |
orta |
| Dört İncili ve bölümlerini tanımak |
|
yoğun |
orta |
| Tevrat’ta anlatılan kuralları ve peygamberleri
tanımak |
|
az |
yoğun |
| Kutsal Kitaptan
bir metni günümüze göre yorumlama |
|
az |
az |
| Bir İncil metnini yeniden açıklamak; sözle |
yoğun |
orta |
orta |
| Bir İncil metnini yeniden açıklamak; resimle |
yoğun |
orta |
orta |
| Bir İncil metnini yeniden açıklamak; jest ve mimikle |
yoğun |
orta |
orta |
Ortaöğretim ders programı71:
Ortaöğretim ders programı kitabı üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ders
ve program hakkında genel açıklamalar yer almıştır. Burada açıklanan esasların
ilkinde dersin Hıristiyan karakterli bir eğitim olduğu belirtilmekte ve alt
başlıklarda “Hz. İsa’nın kişiliğinde Tanrıyı aramak” ve “Hz. İsa’yı O’nu gören
havarilerinin şahitliklerinde ve Kilisede keşfetmek” şeklinde açıklanmaktadır.
Bu bölümün ikinci başlığı “Hayata bağlı bir öğretim”dir. Az ileride açıklanacağı
gibi bugünkü programın en önemli özelliği hayata yakın bir Hıristiyanlık
öğretimini hedeflemesidir. Bu bölümde hayata yakın bir öğretimin ne olduğu
açıklanmaktadır. Üçüncü başlıkta aynı ilköğretimdeki gibi dersin okul dışında
verilen eğitimden farkı açıklanmaktadır. Son olarak programın nasıl
kullanılacağı açıklanmaktadır.
Programın ikinci bölümü “Geçiş” adını almakta ve burada genel ortaöğretim
programı açıklanmaktadır. Bu bölümde ikişer yıllık üç kademeden (2+2+2) oluşan
genel ortaöğretimin programı verilmektedir. Önce her kademede öğrenim gören
öğrencilerin psikolojik durumları üzerinde durulmakta ve öğretmenin nasıl
davranacağına ilişkin önerilerde bulunulmaktadır. Sonra konuların ana başlıkları
verilmekte ve dersin işlenişi ile ilgili tavsiyelere geçilmektedir. Buradaki
konu başlığı, sadece o sınıfın konu başlığı olup, bizim programlarımızdaki ünite
başlıklarından bile geneldir.
Programın üçüncü bölümünde II. tip öğretim ile mesleki ve teknik ortaöğretim
okullarının programı verilmektedir. Kitabın ekler bölümünde de Katolik inancının
temel esasları ve ayinleri kısaca açıklanmaktadır.
Dersin İçeriği veya Konuları
İlkokuldaki Katolikdin dersinin içeriği veya konularına gelince, yukarıda da
belirtildiği gibi program çok belirgin bir konu mecburiyeti getirmemektedir.
Genel olarak dersin amaçlarından yola çıkılarak ilkokulda daha çok başta Hz. İsa72
olmak üzere Tevrat ve İncil’de geçen peygamber kıssalarına yer verilmektedir.
Hz. İsa anlatılırken Katolik inancının temel özellikleri ve ibadetleri de
açıklanmaktadır. Yine günlük dualar ve ilahiler de öğretilmektedir.
Ortaöğretimde, dersin içeriği günlük olaylara Hıristiyan bakış açısını
vermeyi amaçlamaktadır. Yukarı sınıflara doğru gittikçe felsefi bir karakter
kazanan ders konuları daha çok öğretmenin seçimine göre şekillenmektedir.
Ayrıntılarını ekler kısmında görebileceğimiz, ancak bir fikir vermesi açısından,
ders programı, hazırlanan ders kitaplarındaki başlıklar ve yaptığım gözlemlerden73
çıkardığım bazı konu başlıkları şöyledir;
Ortaöğretim 3. Sınıf: Kimlik sorunu. 4. Sınıf: Hıristiyan bakışı ile hayatın
anlamı sorusu. 5. Sınıf:Toplum içinde yaşamak. Başkaları ile ilişkiler. 6.
Sınıf: Günümüzde Hıristiyan inançları. Çağdaş düşünceler karşısında Kilisenin
durumu.
Görüldüğü gibi program öğretmenlere geniş bir çerçeve çizmekte dersin
konularını, işlenişini, araç ve gereçlerini, değerlendirmesini yani ayrıntısını
öğretmene bırakmaktadır74. Öğretmenler istedikleri metni ve
konuyu seçmekte ve derse getirmektedir. Öğretmen televizyonda izlediği bir filmi
öğrencilere gösterebilmektedir. Yine öğretmen okuduğu bir kitap, gazete veya
dergiden seçtiği bir yazıyı fotokopi ile çoğaltarak öğrencilere dağıtmaktadır.
Bunun sonucu aynı dersin aynı sınıfında bir öğretmenin öğrettiği bilgilerle
diğerininki birbirini tutmayabilmektedir. Genel amaç ve konu başlığı aynı
olmakla birlikte ayrıntı çok farklı olabilmektedir.
Ders Kitap, Araç ve Gereçleri
Yukarıda belirtildiği gibi Anayasa gereği Belçika’da eğitim öğretim
serbesttir ve her türlü müdahale yasaktır. Bu anlayış çerçevesinde ders kitap ve
diğer ders araç-gereci üretilmesi, çoğaltılması ve pazarlaması da serbesttir.
Piyasada din dersinde öğrencilerin kullanacakları ders kitapları ve bunlarla
ilgili öğretmen rehber kitapları bulunmaktadır. Ancak, din derslerinde
öğrencilerin bizde olduğu gibi ders kitabı kullanma alışkanlıkları pek yoktur.
Öğretmenler ders programlarında belirtilen genel esaslar çerçevesinde
istedikleri konuyu sınıfa getirmektedirler. Genelde öğretmenler çeşitli kitap,
ansiklopedi, gazete, dergi vb. yerlerden seçtikleri parçaların fotokopilerini
öğrencilere dağıtmaktadır. Öğretmenler kendi tercihlerine göre video, bilgisayar
vb. ders araç-gereçlerini sıklıkla kullanmaktadırlar. Bir öğretmenin derste
kullanacağı her türlü malzemeyi seçme hakkı vardır. Çünkü bu konuda Bakanlığın
her hangi bir müdahalesi yoktur75.
İşte bir eğitimcinin tavsiye ettiği ders araçları listesi şöyledir: Panolar,
afişler, İncil, kasetler, çizgi romanlar, takvim, dua cetveli (listesi), harita,
oyun kartları, haç, kilisede yakılan mum, Hıristiyan azizlerinin resimleri,
fişler, çiçek, kukla, mikrofon, yap-boz76.
Öğretim Yöntemleri
Derslerde çoğunlukla öğrencilerin derse katıldıkları aktif öğretim yöntemleri
kullanılmaktadır. Öğretmenin anlatımının yanında rol oynama yöntemi ve bireysel
öğrenme yöntemleri gibi çağdaş öğretim yöntemleri yaygındır77.
Öğrencinin kendi kendine öğrenmesinin teşvik edilmesi ve aktüaliteyi izlemesi
amacıyla ders, sürekli günlük olaylarla bağlantılı olarak işlenmektedir. Yine
aynı amaçla öğrencinin gazete ve dergileri izlemesi, kütüphanelerde çalışması
için ödevler verilmektedir. Öğrencinin bireysel öğrenmesi üzerinde önemle
durulmaktadır.
Bir yazarın78 sıraladığı sınıfta yapılabilecek etkinlikler
şunlardır79:
1. Grup çalışması.
2. Fotoğraf okuma. (Bir resim ya da fotoğrafta anlatılanların öğrenciler
tarafından açıklanması.)
3. Beyin fırtınası80.
4. Pano hazırlama.
5. Görsel ve işitsel araçlar kullanma.
6. Yazılı dokümanlar kullanma.
7. Öğrencilerin duygu ve düşüncelerinden yararlanma (onları analiz etme)81.
Bunların yanında, özellikle ilkokulda, Kutsal metinleri öğretme önemli bir
yer tutmaktadır. Kutsal metinlerin öğretilmesinde çizgi film, çizgi roman, film,
resim, ses kaseti gibi ders araçlarından yararlanılmaktadır. Metinlerin
öğretiminde, öğretmenin anlatmasından çok öğrencilerin bizzat derse katılarak
konuyu günümüz anlayışına göre yorumlamaları üzerinde ısrarla durulmaktadır82.
Bir kutsal metin öğretiminde bir önceki yorumların aktarılması, bir de özgürce
yeni bir yorumla aktarmak yolları kullanılmaktadır83. Metin
incelemesinde, önce öğrencinin metin öğrenmeye karşı psikolojik olarak
alıştırılması, güdülenmesi gerekir. Daha sonra metnin çözümlemesinde
(analizinde) izlenen yol şudur:
A. Metnin yapısal çözümlemesi: Metinde ne anlatılmaktadır? İçinde geçen
kelime ve kavramlar nelerdir? vb.
B. Metnin tarihi yönden çözümlemesi.
C. Diğer metinlerle arasındaki ilişkisi yönünden çözümleme.
D.Metnin çağdaş yorumlar açısından çözümlemesi. Burada metinlerin
yorumlarının güncelleştirilmesi ve nasıl uygulamaya geçirileceği üzerinde
durulmaktadır84.
Öğrencilerin Durumu ya da Din Dersinin Başarısı
İstatistiklere göre, Belçika’da öğrencilerin yarısından çoğu Kilise
okullarında okuduğu için direk olarak Katolik Din dersini seçmiş olmaktadırlar.
Bu sayıya, diğer resmi ve özel okullarda öğrenim gören ve Katolik Din dersini
seçen öğrencilerin de katılması ile öğrencilerin % 70’den fazlasının Katolik Din
dersi okuduklarını görüyoruz. Özellikle Kilise okullarında, ana okulundan
itibaren yoğun bir dini atmosfer içinde olan ve ilk ve orta dereceli okullarda
haftada en az 2 saat din dersi okuyan öğrencilerin, bu derse ve derste öğretilen
inanç ve görüşlere karşı tutumları ise, yapılan anketlere göre pek de olumlu
sayılmaz. İşte bir anket sonucuna göre öğrencilerin durumları şöyledir85.
İnandığını söyleyenler % 32 (tüm öğrenciler içinde), % 40 (Kilise
okullarında);
Ateist % 9 (tüm öğrenciler içinde);
Agnostik % 25 (tüm öğrenciler içinde), % 20 (Kilise okullarında)
Kararsız % 21 (tüm öğrenciler içinde) , % 18 (Kilise okullarında);
Beni İlgilendirmiyor %9.
Aynı öğrencilere, önem verdikleri değerler sorulduğunda % 90 oranında; görüş
alışverişi, diyalog, hayattan yararlanma, iyi bir dünya için mücadele, özgür
düşünce olduğunu söylemişlerdir. Öğrenciler, % 72 oranında Kiliseyi sevmiyorlar.
Kiliseyi sevmediğini söyleyen lise son sınıf öğrencilerinin oranı ise 76’dır.
Diğer bir ankete göre86Kilise okullarında inanların oranı %
40’dır. Bu inanan öğrencilerin ise % 20’si düzenli, % 22’si arada sırada ibadet
ettiklerini söylemişlerdir. Yine bu öğrencilerin yarısı, ilkokulda aldıkları din
eğitimini zevksiz ve uzaklaştırıcı bulmaktadırlar. Bu anketi nakleden ders
müfettişi, sonuçlarını şöyle yorumlamaktadır87.
“Dünyevileşmiş (sekülarize) bir gençlik.
Diyalog isteyen bir gençlik.
Kendi çıkarını düşünen ve aynı zamanda diğerlerine de açık bir gençlik.
Ahlaki, dini ve ideolojik çoğulcu bir gençlik.
Metafizik ve sosyal sorunlarla ilgili
bir gençlik.
İyi bir dünya isteyen bir gençlik.
Genel olarak tüm derslere karşı ilgisiz, din dersine karşı daha az ilgisiz
bir gençlik”.

2.
BÖLÜM
DİPNOTLAR
* C.Ü. İlahiyat Fakültesi, Din Eğitimi Ana
Bilim Dalı öğretim üyesi, 25.10.1997 ile 27.1.1998 tarihleri arasında 3 ay
Türkiye Bilimler Akademisince verilen Sosyal Bilimlerde Doktora Sonrası Yurtdışı
Araştırma Bursu ile Belçika’da araştırmalar yapmıştır.
-
Belçika hakkında genel bilgiler: Belçika 1830 yılında kurulmuş
bir kuzey Avrupa ülkesidir. Yüzölçümü 30 519 km ve nüfusu
1995 yılı itibariyle 10 130 574 ‘dür.
-
Josef A. Lauwerys, F.Varış ve K. Neff, Mukayeseli Eğitim, Ank.,1979, A.Ü.E.B.F. Yay. s.5.
-
Communauté Française de
Belgique, L’Enseignement en Chiffres 1994-1995, Bruxelles.
-
Office des Publications
Officielles des Communautés Européennes, A la Découverte de l’Europe,
1996, İtaly, s.7-70.
-
Aynı yer.
-
Aynı yer.
-
Anayasanın 127. Maddesi.
-
Fransız Topluluğu Eğitim Bakanlığı, aynı zamanda Almanca
konuşulan bölgelerdeki okullarla da görevlidir.
-
Özel okul açma şartları için bak. Ministère de l’Education de la
Recherche et de la Formation Secrétariat Général, Le Système Educatif de la Communauté Français de Belgique,
Bruxelles, 1994, s.14.
-
Bunlara bir örnek Avrupa Okullarıdır. Avrupa Topluluğunda görev
yapanların çocuklarının okuduğu 3 adet okul vardır. Office Central du
Représentant du Conseil Supérieur des Ecoles Européennes, Les Ecoles Européennes, Bruxelles, tarihsiz.
Bu okullardaki din derslerinin durumu için bak; Catherine Roba, “Les Ecoles
Européennes et les Cours de Religion”,Lumen Vitae, Mars 1992, no:1,
Bruxelles, s.76-85.
-
Ministère de l’Education
de la Recherche et de la Formation Secrétariat Général, Le Système Educatif
de La Communauté Français de Belgique, Bruxelles, 1994, s.131.
-
Kaynak, Flaman Topluluğu Eğitim Bakanlığı.
-
Ministère de l’Education
de la Recherche et de la Formation Secrétariat Général, Le Système Educatif
de la Communauté Français de Belgique, Bruxelles, 1994, s.40; Türk-Danış
a.s.b.l., Les Choix à l’Ecole Secondaire, Bruxelles, 1996, s. 4-14.
-
Öğrenci 15 yaşına kadar orta ikinci sınıfı geçememişse 16
yaşına kadar tam zamanlı bir okula devam etmek zorundadır.
-
Belçika’da bulunduğum (1997 yılı) sırada 55-60 kişiden oluşan
bir Katolik Alman cemaat üyeleri ile karşılaşmıştım. Bunlar Alman eğitim
sisteminin çocuklarını bozduğu gerekçesi ile çocuklarını Alman okullarına
göndermiyorlardı. Bu cemaat Belçika’daki ev öğrenimi yasasından yararlanarak
çocuklarını kendileri yetiştirmek için Belçika’ya gelmişlerdi.
-
Mustafa Öcal, İmam-Hatip Liseleri ve İlköğretim Okulları,
İst.,1994, s.140-141.
-
Ministère de l’Education
de la Recherche et de la Formation Secrétariat Général, Le Système Educatif
de la Communauté Français de Belgique, Bruxelles, 1994, s.15.
-
Ministère de l’Education
de la Recherche et de la Formation Secrétariat Général, Le Système Educatif
de la Communauté Français de Belgique, Bruxelles, 1994, s.15-16.
-
Jean Bauberot, Religions
et Laïcité dans l’Europe des Douze, Syros, Paris, s.259.
-
Madeleine Braekman, L’enseignement
Religieux Scolaire en Belgique: Quels Problèmes? Quel Avenir?, Institut
Calvin, Bruxelles, 1997, s.1.
-
Jean-Paul Martin, “La
Belgique: de l’Affrontement Laiques-Confessionnels au Pluralisme Institutionnel”,
Jean Bauberot, Religions et Laïcité dans l’Europe des Douze, Syros,
Paris,.1994, s.34.
-
Monique Renaerts, “L’Islam
Institutionnel et les Normes Lies a’ l’Expression du Culte”, Guide de
la Personne Etrangère Suppl. 7, Chapitre 10 Religion, Bruxelles, 1997,
s.64.
-
Bauberot, age., s. 259.
-
Vif l’Express, 27 Mayıs 1994 sayısında yayımlanan
anketten aktaran, Braekman, age., s.5.
-
Bu sorun Almanya başta olmak üzere, hemen hemen tüm Batı Avrupa
ülkelerinde vardır. Bu sorunla ilgili Almanya’daki sorunlar için bak; Nevzat
Yaşar Aşıkoğlu, Almanya’da Temel Eğitimdeki Türk Çocuklarının Din Eğitimi,
T.D V. Yayını, Ankara,1993, s.29 vd.
-
Belçika’da din işlerine Adalet Bakanlığı bakmaktadır.
-
Yürütme Kurulu diye tercüme edilen kurulun adı Fransızca
“Exécutif des Musulmans de Belgique” dir. Bu kurul, önceleri Teknik Komite adı
ile anılıyordu. Belçika’da İslam dinin durumu ve Müslümanların diğer çalışmaları
ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için bak; Monique Renaerts, “L’ Islam
Institutionnel et les Normes Lies a’ l’Expression du Culte”,Guide de la Personne Etrangère Suppl. 7, Chapitre
10 Religion, Bruxelles, 1997, s.64vd.; Altay et Ural Manco, “Les Turcs
de Belgique: Le Repli Communautaire comme Dynamique d’Intégration?”, Les
Annales de Autre Islam no:3 Turc d’Europe... et d’Ailleurs, İNALCO-ERISM,
Paris, 1995, s.111-123. Mustafa Tavukçuoğlu, “Belçika’da İslam Din Eğitimine
Genel Bir Bakış”, Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi, sayı:3, İst., 1996,
s.207-224 ve Belçika’da Eğitim ve Din”,Diyanet İlmi Dergi, c.33, sayı:1,
1997, Ank., s.83-106.
-
Martin, agm., s.29.
-
Hervé Hasquin, Histoire
de La Laïcité (Principalement en Belgique et en France), PUB, Bruxelles,1981,
s.138.
-
!995 yılı Katolik Okullar Genel Konseyi’nin açıklamasını nakleden, Luc Aerens, En Toute Clarté, Bruxelles, 1996.
Lumen Vitae Enstitüsü ders notu, s.3; Eddy Ernens, “A Propos de la Situation
de l’Enseignement Religieux en Belgique”, L’Enseignement Religieux: Questions
Actuelles, Novalis, Cerf, Lumen Vitae, Québec (Canada), 1996, s.25.
-
Braekman, age.,s.20.
-
Bir Belçikalı eğitimci ile aramızda geçen şu konuşma tartışmaya
biraz açıklık getirebilir. Eğitim kararlarının merkezinin nerede olduğunu
sorduğumda Bakanlığın adresinin başka olduğunu ancak asıl merkezin ise Rue de
Guimar no:1 (yani Gimar sokağı 1 numaradaki Katolik Okullar Genel Merkezi)
olduğunu söylemiştir.
-
Tavukçuoğlu, Belçika’da İslam Din Eğitimine Genel Bir Bakış
adlı makale, s.92.
-
Özel okul açmak serbesttir. Ancak devlet yardımı almanın
şartları özetle şöyledir; 1. Bakanlığın eğitim yapısını benimsemelidir. 2.
Yasayla belirlenmiş veya Bakan tarafından onaylanmış bir programı uygulamalıdır.
3.Topluluğun yapacağı kontrol ve denetlemeyi kabul etmelidir. 4. Tüm sorumluluğu
almış bir kişi veya kurum tarafından düzenlenmiş olmalıdır. 5. Bölüm, seviye ve
sınıflara göre belirlenmiş, en az öğrenci sayısına uyulmalıdır. Ancak Bakan bazı
durumlarda ayrıcalık tanıyabilir. 6.Sağlık ve temizlik yönünden uygun bir yerde
öğretim yapılmalıdır. 7. Öğretim için gerekli araç gerece sahip olmalıdır. 8.
Öğretim etkinliklerini bir binada yapmalıdır. Ancak, bazı özel durumlarda aynı
belediye sınırları içinde olmak şartıyla bir kaç binada öğretim yapılabilir. 9.
Öğrencilerin hayatını tehlikeye sokmamak için gerekli yetişmiş personele sahip
olmalıdır. 10. Yasayla belirlenmiş tatil takvimine uymalıdır. Le Système Educatif
de la Communauté Français de Belgique, s.14.
-
Napolyon döneminden kalan, 8 Nisan 1802 tarihli ve halen
yürürlükte olan bir kanuna göre, Belçika’da devlet tarafından maaş ödenen din
görevlisi sayısı şöyle belirleniyor; Yaşı, cinsi, tabiiyeti ve dini ne olursa
olsun her 600 kişi için bir kilise, her 400 kişi için küçük kilise (chapelle)
yapılıyor. Her 600 kişilik bir yerleşim alanı piskoposluk bölgesi oluyor ve bir
din görevlisi atanıyor. Piskoposluk bölgesinin nüfusu 200 kişi artarsa bir papaz
daha atanıyor. 1990 yılı itibariyle Belçika’da 4120 piskoposluk bulunuyor ve
bunların 272’sinin kadrosu boş bulunuyormuş. Yine aynı yıl, Belçika’da toplam
6900 din görevlisi kadrosu varmış. Bu rakam yaklaşık 1450 kişiye bir din
görevlisi kadrosu demektir. Centre d’Action Laïque, Les Cultes en Belgique et
l’Argent des Pouvoirs Publics, Bruxelles, 1993, s.12.; 1993 yılı bütçesinden
dağıtılan yardımlar şöyledir; Katolikler 2 trilyon 625 milyar Belçika Frangı,
Laik Ahlak dersi temsilcileri 80 milyon, Protestanlar 75 milyon, Yahudiler 23
milyon, Anglikanlar 20 milyon, Müslümanlar 2,5 milyon. Braekman, age., s.4-5.
Görüldüğü gibi sayıları, Yahudilerin 9 katı, Protestanların üç katından fazla
olan Müslümanlar en az yardım almaktadır. Bunun en önemli sebebi Müslümanları
temsil eden Kilise benzeri bir resmi kurumun olmamasıdır.
-
Centre d’Action Laïque,Espace
de Libertés, no:243 bis, 1996 ‘dan nakleden, Braekman, age. s. 7.
-
Ernens, agm., s.24.
-
Martin, agm., s.35.
-
Ernens, agm., s.28.
-
Abdullah Sevinç, “Türkiye Avrupa Ekonomik Topluğuna Girerse”, Diyanet Dergisi,
c:25, sayı:1, Ankara, 1989, s.107-108.
-
Ernens, agm., s.25.
-
J.P. Laurent, “Ecole
Chrétienne? Dis-moi Quel est Ton Projet de Société”, Lumen Vitae,
yıl:1996, sayı:4, Bruxelles, 1996, s.389.
-
Ernens, agm., s.30.
-
Konsille ilgili ayrıntılı bilgi için bak; Francis Dvornık,
Konsiller Tarihi İznik’ten II. Vatikan’a, Fransızca’ya çev. Soeur Jean-Marie
O.P., Türkçe’ye çev. Mehmet Aydın, T.T.K. Basımevi, Ank., 1990, s.83-100.;
Mehmet Aydın, Hıristiyan Genel Konsilleri ve II. Vatikan Konsili, Konya,
1991, s.51-98.; Ali İsra Güngör, Vatikan
Misyon ve Diyalog, Ank., 1997, s.38-117.
-
Etienne Florkin, “Mission
de l’Ecole Chrétienne: Accent Nouveaux”, Lumen Vitae, yıl:1996, sayı:4,
s.401.
-
Florkin, a.g.m. s.401.
-
Aerens, a.g.e., s.4.
-
Age., s.6.
-
Age., s.15-20
-
Bu okulların en eski ve etkilisi Katolik Cizvit cemaatine bağlı
ve şu anda içinde 2 enstitüsü olan Brüksel’deki Lumen Vitae Enstitüsüdür.
-
Braekman, age.,s.13.
-
Tavukçuoğlu, Belçika’da İslam Din Eğitimine Genel Bir Bakış
adlı makale, s.220.
-
17 kişilik kuruldaki 4. Türkün kim olacağı konusunda Türk cami
cemaatleri kendi aralarında anlaşamadıkları için atanmamıştır.
-
Renaerts, a.g. m. S.87.
-
Belçika’da İslam Din dersleri ile ilgili olarak bak. Semsettin
Ugurlu, L’enseignement Religieux
et les Problèmes des Enseignants de Religion Islamique En Belgique,
Université de Mons-Hainaut, Faculté des Sciences Psycho-Pedagogique’ de
hazırlanan mezuniyet sonrası öğretim için hazırlanmış basılmamış tez, Mons,
1996; A. Bastenier et F. Dassetto, Enseignants et Enseignement de l’Islam
au Sein de l’Ecole Officielle en Belgique, Editeur CIACO, Louvain-La Neuve,
1978; Ahmet Çakmakoğlu, Belçika’da Yaygın ve Örgün Din Eğitimi Hakkında Kısa
Bilgi ve Buradaki Türklerin Din Eğitiminin Mevcut Durumu, D.E.Ü. İlahiyat
Fakültesi basılmamış bitirme tezi, İzmir, 1987.
-
Ministère de l’Education
de la Recherche et de la Formation, Annuaire Statistique 1993-1994,
Bruxelles, 1995, s.200.
-
Ministère de l’Education
de la Recherche et de la Formation, Annuaire Statistique 1993-1994,
Bruxelles, 1995, s.217.
-
Flaman Topluluğundaki okullardaki din ve ahlak derslerinin
programları, dil sorunu nedeni ile araştırılamamıştır. Yukarıda açıklanan
derslerin statüleri tüm ülkedeki okullar için geçerlidir. Ancak programların
ayrıntılarında küçük farklılıklar bulunabilir. Kendileriyle görüştüğüm ilgiler,
programları hazırlayan Kilise, Bakanlık vb. kuruluşlar birbiri ile dayanışma
içinde olduğu için Fransız ve Flaman Topluluğunda uygulanan din ve ahlak ders
programlarının fazla farklı olmadığını söylemişlerdir.
-
Katolik mezhebine göre insanlar iki gruba ayrılırlar; 1:din
adamları (dini insanlar), bunlar da ayin yöneten papazlar ile ayin yönetemeyen
rahip ve rahibelerden oluşur. 2: Laikler; Katolik Kilisesinin inançlarını kabul
edenlerdir. Bunlar da kilisede ayinlere katılanlar/dindarlar (pratiquant) ve
ayinlere katılmayanlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Laik kelimesi ayrıca tanrı
tanımazlar (ateistler) ve agnostikler (tanrının var veya yokluğu konusunda görüş
bildirmeyenler) için de kullanılmaktadır.
-
Charles Nolf, Ou en
est le Cours de Religion Dans le Secondaire? Texte de la Conférence, Le 26
Mai 1986 a’ l’Eglise Saint Etienne (Rixensart), (basılmamış konferans metni
Bruksel Saint. Michel Koleji Kütüphanesinde bulunuyor), s.1.
-
Nolf, a.g.m., s.2.
-
Nolf, a.g.m., s.3.
-
Nolf, a.g.m., s.5.
-
Ernens, agm., s.25.
-
Varoluşçu eğitim anlayışı ile ilgili geniş bilgi için bak;
Bayraktar Bayraklı, ‘İslam ve Batı Felsefelerinde Varoluşçuluk’,Din Eğitimi
Araştırmaları Dergisi, Yıl :1996, sayı :3, İstanbul, s.17-86.
-
Nolf, a.g.m., s.8.
-
Nolf, a.g.m., s.7.
-
Nolf, a.g.m., s.5.
-
Fossion, a.g.e., s.12.
-
Fossion, a.g.e., s.31.
-
Nolf, a.g.m., s.10.
-
Ministère de l’Education
National et de la Culture Française, Programme de Religion Catholique
dans les Ecoles Primaires Officielles, Bruxelles, 1993.
-
Ministère de l’Education
National et de la Culture Française, Religion Catholique, Programme
Enseignement Secondaire, Bruxelles, 1982.
-
Hıristiyan inancına göre, Hz. İsa, bir peygamber değil,
tanrıdır.
-
1997 yılında ziyaret ettiğim ve görüştüğüm din dersi
öğretmenlerinden aldığım bilgilere göre.
-
Örneğin, ben Müslüman olduğum için bazı öğretmenler Katolik din
dersinde İslam dini ile ilgili öğrettiklerini bana gösterirken bazıları bu
konuya hiç girmediklerini ifade etmişlerdir. Konuyla ilgili iki örnek daha
vermek istiyorum. Bir lisede Katolik din dersinde Cezayir olayları tartışıldı.
Bir başka lisede bana bir öğrenci, Aralık 97 de gündemde olan “Türkiye’nin
Avrupa topluluğu ile ilişkilerini dondurması olayı hakkında ne düşündüğümü”
sordu. Bazen okula konunun uzmanı çağrılarak, bazen de ilgili yerlere gidilerek
konuyla ilgili bilgi alınmaktadır. Bizde olduğu gibi çok katı okul kurallarını
göremiyoruz. Bunlara örnek olarak şunları aktarmak istiyorum. Bazen ders
müfettişiyle, bazen okul müdürüyle görüşerek, bazen de direk ders öğretmenin
inisiyatifiyle ben derslere girerek ders izlediğim gibi, derslerin çoğunda
öğrencilerle sohbet ettim. Bir okulda öğretmenler kuruluna katıldım. Bir Katolik
Kız lisesinin din dersi öğretmeni Ramazan ayı olması dolayısıyla okulun yanında
bulunan bir Faslı Müslüman’a ait olan fotokopi bürosuna öğrencilerle geldi. Büro
sahibi ve ben Ramazan ayı ve oruç hakkında öğrencilerin sorularını
cevaplandırdık.
-
Derste kullanılan filmlerden örnekler almak için öğretmenlere
ilgili filmlerin isimlerini istediğimde, kendilerinin çoğunlukla
televizyonlardan kopya ettikleri filmleri kullandıklarını söylediler.
-
André Fossion (Collection
dirigée par), Qui est le Plus Grand? Guide Pédagogique, 3 ème année
primaire, De Boeck et Lumen Vitae, Bruxelles, 1995, s.249-250.
-
André Fossion vd., Guide
Méthodologique pour l’Enseignement Religieux au Cycle Secondaire, Lumen
Vitae, Bruxelles.1990, s.17-28.
-
Aynı zamanda din dersi müfettişi.
-
Fossion, Guide, s.93-106.
-
Bu ve diğer öğretim yöntemlerinin uygulanışı ve ders
araç-gereçlerinin kullanımı ile ilgili bak; Mehmet Zeki Aydın, Din
Öğretiminde Yöntemler ve Buldurma Yöntemi, Karakoç Yay.,
Ankara, 1998.
-
Öğrencilerin Duygu ve Tecrübelerinden Yararlanma Yaklaşımı ile
ilgili geniş bilgi için bak; Beyza Bilgin ve Mualla Selçuk,Din Öğretimi Özel
Öğretim Yöntemleri, Ankara,
1991 ve Mualla Selçuk,Çocuğun Eğitiminde Dini Motifler, TDV. Yayını, Ankara,
1990.
-
Fossion, Guide, s.73-80.
-
André Fossion, Dieu
Toujours Recommence, Essai sur la Catéchèse Contemporaine, Lumen Vitae,
Bruxelles, 1997, s.140.
-
Fossion, Dieu, s.141-148.
-
Fossion, Guide, s.7-8.
|